2 aylık dönüm noktası birçok aile için hem heyecanlı hem de biraz kaygı verici olabilir. Bebeğiniz artık daha uzun süre uyanık, yüzünüze bilinçli gülümsemeler atıyor, belki size agulamalarla karşılık veriyor. Aynı zamanda ülkemizdeki aşı takvimine göre ilk büyük bebek aşıları da genellikle bu dönemde yapılıyor.
İğneleri düşündükçe içiniz burkuluyor, bir yanınız „bitsin de rahatlayalım“ diyor olabilir. Yalnız değilsiniz. Şimdi 2 aylık bebek aşıları ile ilgili süreci adım adım ele alalım: Hangi aşılar yapılıyor, neden bu kadar önemli, 2 aylık aşılar sonrası ne tür yan etkiler görülebilir, ne zaman mutlaka doktora başvurmak gerekir?
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı aşı takvimi içinde 2 aylık bebek aşıları çok kritik bir basamak olarak kabul edilir. Zamanlama tesadüf değildir, oldukça planlıdır.
Bu dönemde üç önemli durum bir aradadır:
Bebekler enfeksiyonlara çok açıktır.
Boğmaca, menenjit, pnömokok enfeksiyonları gibi hastalıklar yetişkinleri de ağır hasta edebilir, ancak birkaç haftalık bir bebekte saatler içinde hayatı tehdit eden tablolara yol açabilir.
Anneden geçen antikorlar azalmaya başlar.
Hamilelikte plasenta yoluyla bebeğinize koruyucu antikorlar geçer. Doğduktan sonraki ilk haftalarda bir miktar koruma sağlarlar ancak kalıcı değildirler. 2. aya gelindiğinde bu koruma belirgin şekilde azalmaya başlar, bazı hastalıklar için artık yeterli düzeyde değildir.
Bu enfeksiyonların çoğu sessizce yayılır.
Aşı ile korunulan pek çok mikrop, kişi hasta olduğunun farkına varmadan önce bulaşmaya başlamıştır bile. Yani „Biraz daha evde tutayım, kimseyle görüştürmeyeyim“ diyerek bu hastalıkların tümünden korunmak mümkün değildir.
2 aylık aşılar, bebeğinizin kendi uzun süreli bağışıklığını oluşturmaya giden yolun ilk taşı gibidir. Bu randevuyu, bağışıklık hafızasının temellerini attığınız, vücudunun bu mikropları tanıyıp hızlıca yanıt verebileceği bir altyapı kurduğunuz gün gibi düşünebilirsiniz.
Aşı kartında ya da e‑Nabız’da gördüğünüz isimler ve kısaltmalar gözünüze anlaması zor bir „harf çorbası“ gibi gelebilir. Gelin 2 aylık bebek aşıları listesi içinde yer alan aşıları ve neye karşı koruduklarını tek tek sadeleştirelim.
Türkiye’de çoğu aile hekimliği biriminde kombine aşılar kullanıldığı için, bebeğiniz daha az sayıda iğne ile daha fazla hastalığa karşı korunur.
Bu aşı halk arasında genellikle „karma aşı“ olarak bilinir. Şu hastalıklara karşı korur:
Difteri
Boğazda kalın yalancı zar oluşturarak solunumu tıkayabilen, kalp ve sinir sistemine zarar veren toksin salgılayan bir bakteri enfeksiyonu.
Boğmaca (pertussis)
Özellikle küçük bebekler için çok tehlikelidir. Nefes alamama, morarma, yoğun bakım ihtiyacı gibi durumlara yol açabilir.
Tetanoz
Toprakta bulunan bakterinin, derin kesik ve yaralardan vücuda girmesiyle ortaya çıkar. Şiddetli kasılmalar, çene kilitlenmesi ve solunum durmasına neden olabilir.
Çocuk felci (polio, İPA)
Kalıcı felçlere yol açabilen bir virüs. Aşılar sayesinde yıllardır ülkemizde vaka görülmüyor, ancak hâlâ bazı ülkelerde varlığını sürdürüyor.
Hemofilus influenzae tip b (Hib)
Özellikle bebek ve küçük çocuklarda menenjit, zatürre ve gırtlak kapağı iltihabı gibi ağır enfeksiyonlara yol açabilen bir bakteri.
DaBT‑İPA‑Hib aşısı 2 ayda tek enjeksiyonla bu beş ağır hastalığa karşı koruma başlatır. Birçok merkezde bu aşı ile birlikte hepatit B de aynı iğne içinde verilebilir, bu da iğne sayısını azaltır.
Aşı kartında „pnömokok konjuge aşı“ olarak yer alır.
Streptococcus pneumoniae adlı bakteriye bağlı enfeksiyonlara karşı korur. Bu bakteri:
gibi tabloların önemli bir nedenidir.
Bebekler ve 2 yaş altı çocuklar, ağır pnömokok hastalıkları açısından en riskli gruplardan biridir. Bu yüzden pnömokok aşısı 2 ayda başlatılır.
Rotavirüs, özellikle bebek ve küçük çocuklarda:
yapabilen, çok bulaşıcı bir virüstür. Daha büyük çocuklar için çok bunaltıcı olsa da çoğu zaman ayaktan atlatılır, ancak küçücük bebeklerde kısa sürede hastaneye, hatta damardan sıvı tedavisine ihtiyaç doğurabilir.
Rotavirüs aşısı, enjeksiyon şeklinde değil, ağızdan verilen tatlı bir sıvı olarak uygulanır. Canlı, zayıflatılmış virüs içerir ve özellikle rotavirüse bağlı ağır ishal nedeniyle hastaneye yatışları ciddi oranda azaltır.
Türkiye aşı takviminde ilk doz genellikle 2. ayda, ikinci doz ise aşı markasına göre 4. ya da 5. ay civarında verilir.
Rutin ulusal aşı takviminde henüz yer almasa da, meningokok B aşısı 2 ay itibarıyla özel olarak yaptırılabilen, birçok çocuk enfeksiyon uzmanının ve Türk Pediatri Kurumu’nun önerdiği bir aşıdır.
Meningokok B, bebek ve küçük çocuklarda görülen bakteriyel menenjit ve sepsisin en önemli nedenlerinden biridir.
Meningokok hastalığı çok hızlı ilerleyebilir. Sabah hafif halsiz, „biraz keyfi yok“ gibi görünen bir bebek, birkaç saat içinde yoğun bakım düzeyinde ağır hastaya dönüşebilir. Bu nedenle bazı aileler bu aşıyı mümkün olan en erken dönemde, çoğunlukla 2. ay civarında tercih eder.
MenB aşısı yaptırmayı düşünüyorsanız, aile hekiminiz veya çocuk doktorunuzla konuşup, doz sayısı, aralıkları ve diğer 2 aylık bebek aşıları ile birlikte planlamasını netleştirmeniz iyi olur.
Aile hekiminiz, o gün yapılacak aşıların isimlerini tek tek açıklayacaktır. Anlamadığınız bir nokta olursa, aşı takvimi broşürünü tekrar göstermesini ya da aşı isimlerini yazmasını istemekte hiçbir sakınca yok.
Randevunun pratik tarafını bilmek, günü biraz daha sakin geçirmenizi sağlayabilir.
Aşı kartını mutlaka yanınıza alın.
Bebeğinizin aşı kartı ve eğer varsa „Gelişim Karnesi“ veya benzeri dokümanlar o gün yapılan bebek aşıları ile güncellenecek.
Bebeği kolay soyulabilir giydirin.
Uyluk bölgesine erişimi kolaylaştıracak, alt kısmı çıtçıtlı ya da fermuarlı kıyafetler büyük rahatlık sağlar. Çok katlı, dar, bol düğmeli kıyafetlerden kaçınmak işinizi kolaylaştırır.
Acıksa besleyin.
Emziriyorsanız ya da biberonla besliyorsanız, randevu öncesinde veya hemen sonrasında besleyebilirsiniz. Bazı ebeveynler, bebek aşı olurken emzirmeyi ya da biberon vermeyi rahatlatıcı bulur.
Sorularınızı not alın.
2 aylık bebek aşıları yan etkileri veya internette okuduğunuz başka konular aklınızı kurcalıyorsa, önceden kısa bir liste yapmak, heyecan içinde unutmanızı engeller.
2 aylık aşı takvimine göre çoğu bebek şu şekilde aşı olur:
Hemşire ya da doktor genellikle şu sıralamayı izler:
Bebeğiniz büyük ihtimalle ağlayacaktır. İğne batması kısa ama keskin bir acı, ancak saniyeler içinde biter. Çoğu bebek, aşı sonrası kucakta sallanarak, emzirilerek ya da sakin bir ortamda tutulduğunda birkaç dakika içinde toparlanır.
Bazı ebeveynler için iğne anını izlemek duygusal olarak zor olabilir. Bu da çok normal. İsterseniz başınızı çevirip bakmayabilir, sadece bebeğinizi sıkıca kucaklayıp sakin bir ses tonuyla konuşarak ona destek olabilirsiniz.
Aşıdan sonraki 1‑2 gün içinde bebeğinizde bazı değişiklikler fark edebilirsiniz. Genellikle bunlar, bağışıklık sisteminin çalıştığını gösteren beklenen durumlardır.
Sık görülen ve normal kabul edilen yan etkiler:
Hafif ateş
Huzursuzluk, huysuzluk
Enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişlik veya küçük sertlik
Uyku düzeninde değişiklik
İştah azalması
Bu yan etkiler bebek aşıları sonrası çok yaygındır ve genellikle hafiftir. Çoğu 24‑48 saat içinde kendiliğinden düzelir.
Bebeğiniz biraz keyifsiz görünse bile, aralarda uyanıyor, bir miktar da olsa emiyor, bez ıslatıyor ve zaman zaman sakinleşebiliyorsa bu genellikle iyiye işaret kabul edilir.
İğne yapıldığını geri alamazsınız, ama sonrasını olabildiğince konforlu geçirmeniz mümkün.
İşe yarayan bazı pratik öneriler:
Bol bol kucak ve ten teması
Özellikle 2 aylık bebek aşıları sonrası, çoğu bebek kucakta olmak ister. Cilde temas, kalp atışınızı duyması, sling veya kanguru içinde taşınması onu rahatlatabilir.
Sık ama az miktarda besleme
Büyük öğünler yerine, daha küçük ve sık beslemeler bebeğiniz için daha rahat olabilir. İster anne sütü ister formül mama olsun, sinyallerini takip edin.
Gerekirse bebek parasetamolü kullanın
Enjeksiyon yerine serin kompres
Temiz, ılık‑serince (buz gibi olmayan) ıslak bir bezle enjeksiyon bölgesine hafifçe dokunmak, kızarıklık ve hassasiyet varsa iyi gelebilir. Bölgeyi sertçe ovalamaktan kaçının.
Ateşi varsa ince giydirin
Hafif ateş durumunda bebekleri kat kat giydirmek yerine, tek kat ince kıyafet ve hafif bir örtü tercih edin. Üşümeyecek ama terlemeyecek, rahat bir sıcaklıkta olması idealdir.
Kendi duygularınızı da önemseyin. Ertesi gün için program yapmamayı, evde sakin bir gün geçirmeyi tercih etmek tamamen anlaşılır bir seçimdir.
2 aylık bebek aşıları ciddi yan etkileri çok nadir yapar, ancak ailelerin bazı belirtileri mutlaka bilmesi gerekir.
Aşağıdaki durumlardan herhangi biri varsa, aile hekiminizi, çocuk doktorunuzu arayın ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Gecikmeyin:
Ateş 39 °C’nin üzerine çıkıyor ve 48 saatten uzun sürüyorsa
Kısa süreli hafif ateş beklenen bir durum, ancak uzun süren ya da çok yüksek ateş mutlaka değerlendirilmelidir.
Hiç durmayan, saatler süren ağlama
Bebekler tabii ki ağlar, ancak 2‑3 saatten uzun süren, çok tiz, inatçı ve hiçbir şekilde yatışmayan bir ağlama varsa doktora görünmek gerekir.
Bebeğiniz çok halsiz, zor uyanıyor ya da tepkileri belirgin azalmışsa
Her zamankinden çok daha dalgın, zor uyandırılan ya da „hiç kendinde değilmiş“ gibi görünüyorsa beklemeden yardım isteyin.
Nefes almakta güçlük varsa
Çok hızlı soluma, her nefeste göğüs kafesinin içeri çökmesi, burun kanatlarının belirgin açılıp kapanması, inleme sesiyle nefes alma ya da dudaklarda, yüzde morarma acil durumdur. 112’yi arayın veya en yakın acil servise gidin.
Alışılmadık bir döküntü çıkarsa
Özellikle:
Nöbet geçirme (havale) durumu olursa
Aşılardan sonra görülen nöbet çok nadirdir. Ancak bebeğinizde ani kasılma, gözlerde sabit bakma, morarma veya kısa süreli bayılma olursa hemen 112’yi arayın.
Alerjik şok gibi ağır alerjik reaksiyonlar genellikle aşı yapıldıktan dakikalar içinde ortaya çıkar. Bu nedenle birçok aile sağlığı merkezi, aşılama sonrası birkaç dakika sizi gözlem altında tutmak ister. Yüzde, dudakta, dilde aniden şişme, nefes darlığı, ani bilinç kaybı gibi durumlar acil tablo kabul edilir, fakat bunlar son derece seyrektir.
Kararsız kaldığınız, „içim rahat etmiyor“ dediğiniz her durumda da, aile hekiminizi arayabilir ya da 112 / 184 SABİM hattından danışabilirsiniz.
Soru sormanız, araştırmanız sizi „aşırı pimpirikli“ yapmaz. Aksine, pek çok ebeveyn 2 aylık bebek aşıları döneminde benzer kaygıları yaşar. Sık sorulan iki konuyu kısaca ele alalım.
En sık duyulan kaygılardan biri budur. Yanıt net: Hayır, bebeğinizin bağışıklık sistemi bu yükü fazlasıyla kaldırabilir.
Çoğu aileyi şaşırtan birkaç nokta:
Aşı takvimi, her aşının bebeğiniz için en koruyucu olacağı döneme denk gelecek şekilde hazırlanmıştır. Aşıları geciktirmek, bebeğin en savunmasız olduğu dönemde hastalıklara açık kalması anlamına gelir.
Bu yanlış inanış, 1990’larda yayımlanan tek bir hatalı makaleden çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki tıp otoriteleri tarafından defalarca incelenen bu çalışma:
O günden bu yana Türkiye, Danimarka, İsveç gibi birçok ülkede yüz binlerce çocuğu kapsayan büyük araştırmalar yapıldı. Hiçbirinde aşılarla otizm arasında bir ilişki bulunmadı.
Otizm, doğumdan önce başlayan beyin gelişimi farklılıkları ve genetik faktörlerle ilişkilendirilir. Bebek aşıları, içerdikleri maddeler veya aşı takvimi ile otizme yol açmaz.
Detaylı bilgi isterseniz, Sağlık Bakanlığı, Türk Pediatri Kurumu ve Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti gibi kurumların internet sitelerinde, herkesin anlayacağı dille hazırlanmış kaynaklar bulabilirsiniz.
Günümüzde ebeveyn olmak, sosyal medya ve internet üzerinden binlerce farklı fikirle karşılaşmak anlamına geliyor. İyi niyetli ama yanlış bilgi çok fazla. Konuyu sadeleştirirsek tablo şöyle:
Siz aslında bir „listeyi tamamlamak“ için aşı yaptırmıyorsunuz. Geçmiş nesillerin ancak hayalini kurabildiği bir korumayı, kendi çocuğunuza gerçek anlamda sunmuş oluyorsunuz.
2 aylık aşı gününü bir ekip çalışması olarak görmek rahatlatıcı olabilir:
Randevuya giderken 2 aylık bebek aşıları listesi, hangi aşıların yapılacağını (DaBT‑İPA‑Hib aşısı 2 ay, pnömokok aşısı 2 ay, rotavirüs aşısı 2 ay, hepatit B 2. doz, isteğe bağlı meningokok B aşısı 2 ay) ve olası 2 aylık aşı sonrası ateş ve diğer normal yan etkileri biliyor olmanız, bilinmezlikten kaynaklanan kaygıyı ciddi ölçüde azaltır.
Bebeğinizi en iyi siz tanıyorsunuz. Aşıdan sonra içinize sinmeyen bir şey varsa, çekinmeden destek isteyin. Ve kendinize de haksızlık etmeyin: O randevuya belki yüreğiniz ağzınızda gidip yine de bebeğiniz için orada olmak, onun gelecekteki sağlığını sessizce ama çok gerçek bir şekilde koruduğunuz anlamına geliyor. Bu, ebeveyn olarak yaptığınız en değerli şeylerden biri.