Eğer emziriyorsan ve „Ben şimdi ne yiyebilirim, ne yasak, ne serbest?” diye kafan karışıyorsa, yalnız değilsin. Aile büyükleri, Instagram paylaşımları, eski usul tavsiyeler derken, tabağındaki her lokma sanki tehlikeliymiş gibi hissedebilirsin.
Gürültünün altında kalan asıl gerçek şu: çoğu emziren annenin katı, kısıtlı bir diyete ihtiyacı yok.
Vücudun akıllı bir sistem. Çok farklı besinlerden anne sütü üretebiliyor. Sırf „ne olur ne olmaz” diye süt ürünlerini tamamen kesmek zorunda değilsin, aylarca haşlanmış tavukla yaşamak zorunda değilsin, canın her baharatlı yemek çektiğinde panik yapmana gerek yok.
Bu yazıda emzirme döneminde ne yenir, neleri biraz sınırlamak mantıklı, hangi emzirme efsanelerini rahatça görmezden gelebilirsin, adım adım göreceksin. Kanıta dayalı, suçluluk yüklemeyen, Türkiye’de bebekle gerçek hayat koşullarına uygun, uygulanabilir bilgiler.
Muhtemelen en az birini duydun:
Bunların büyük kısmı abartı ya da yanlış bilinen bilgi.
Anne sütünün içeriği, çoğu kişinin düşündüğünden daha stabildir. T.C. Sağlık Bakanlığı, Türk Pediatri Kurumu ve emzirme ile ilgili uzman derneklerin paylaştığı bilgilere göre, annenin beslenmesi yalnızca bazı bileşenleri etkiler, o da genelde çok büyük dalgalanmalar şeklinde olmaz.
Vücudun bebeğini önceler. Gerekirse kendi depolarından çekip yine de bebeğe uygun sütü üretir. Bu, emziren anne beslenmesi önemsiz demek değil; senin enerjin, ruh halin ve uzun vadeli sağlığın için çok önemli. Ama çoğu zaman aşırı kısıtlama gerektirmiyor.
Çoğu durumda, hayır.
Emzirirken süt ürünü yiyebilir miyim?
Evet. Bebeğinde inek sütü proteini alerjisi olduğuna dair belirgin bulgular yoksa (aşağıda anlatacağız) yoğurt, peynir, sütlü kahve çay gayet normal. Emzirme beslenme listenden kendiliğinden çıkarman gerekmiyor.
Emzirirken baharatlı yemek
Türkiye dahil pek çok ülkede anneler emzirirken acılı, baharatlı yemekleri günlük yiyor ve bebekler gayet iyi büyüyor. Yapılan bazı çalışmalarda, sarımsak ve baharat aromalarının anne sütüne geçtiği ve bunun bebeğin ileride aile sofrasındaki tatları daha kolay kabul etmesine yardım edebileceği gösterilmiş. Hintli, Meksikalı, Güneydoğulu, Antakyalı anneler emzirirken sade makarnayla yaşamıyor, senin de yaşaman gerekmiyor.
Emzirirken sarımsak yiyebilir miyim?
Evet. Sarımsak anne sütünün kokusunu ve tadını biraz değiştirebilir. Almanya ve farklı ülkelerde yapılan araştırmalarda, anneleri sarımsak yedikten sonra emzirilen bazı bebeklerin memede daha uzun süre emdiği bile görülmüş. Yani „bebeğin memeyi reddeder” kesin bir kural değil.
Lahana, kuru fasulye, nohut, brokoli gibi gaz yapan yiyecekler
Senin bağırsaklarında oluşan gaz, senin sindirim sisteminde kalır. Gidip doğrudan anne sütüne geçmez. Bazı bebekler belli protein ya da şekerlere hassas olabilir ama çoğu bebekte huzursuzluk senin brokoli yemenle bire bir bağlantılı değildir.
Herhangi bir besini ancak tekrar eden, net bir ilişki görürsen sınırlaman gerekir. O da genelde geçici ve hedefe yönelik bir kısıtlama olur, marketin yarısını hayatından silmek değil.
Emzirme dönemini „yasaklılar listesi” gibi değil, sağlıklı, dengeli beslenmenin biraz daha esnek ve pratik hâli gibi düşünmek daha gerçekçi.
Hedefin kabaca şöyle olsun:
Bol bitkisel gıda
Sebze, meyve, kuru baklagiller (mercimek, nohut, kuru fasulye), tam tahıllar (bulgur, tam buğday ekmek, yulaf). Dondurulmuş ya da konserve (tuz ve şeker eklenmemiş) ürünler de olur. Burası gerçek hayat, herkes her gün taze sebze doğrayamayabilir.
İyi protein kaynakları
Yumurta, tavuk, hindi, balık (özellikle yağlı balıklar), yağsız kırmızı et, süzme yoğurt, peynir, kuru baklagiller, tofu, fındık, fıstık, ceviz, çekirdekler.
Sağlıklı yağlar
Zeytinyağı, ayçiçek veya kanola yağı, avokado, ceviz, badem, keten tohumu, yağlı balıklar.
Enerji için karbonhidratlar
Tam buğday ekmek, yulaf ezmesi, bulgur, kepekli makarna, patates, tatlı patates. Beyaz ekmek ve pirinç tamamen yasak değil, ama denge önemli.
Yenidoğanla mükemmeliyet mümkün değil. Emzirirken tek elle yenmiş bir peynirli sandviç + bir muz da gayet güzel öğün sayılır. Emziren anne beslenmesi Instagram tabağı olmak zorunda değil.
Vücudun anne sütü üretmek için enerji harcar. Türkiye ve uluslararası önerilere göre emzirme, özellikle ilk 6 ayda, günde ortalama 300 - 500 kilokalori kadar ekstra enerji gerektirebilir.
Bu „mutlaka kalori saymalısın” demek değil ama:
Kabaca:
Gebelik öncesi kilon yüksekse, vücudun süt üretirken depolardan da kullanacağı için her gün 500 kalori fazlasına ihtiyaç duymayabilirsin. Önemli olan, gereksizce kısmadan, iştahına göre ve kendini bitik hissetmeyecek şekilde beslenmek.
Eskiden söylenen „litrelerce su iç, idrarın tamamen şeffaf olsun” tarzı öneriler artık güncel değil.
Genel yaklaşım:
Türkiye ikliminde çoğu emziren anne için günde toplam yaklaşık 2 - 2,5 litre sıvı yeterli olur. Buna su, süt, ayran, çay, çorba, sulu meyveler gibi her türlü sıvı dâhildir.
Sayı saymaktan daha pratiktir:
Sade su en iyisi ama şunlar da karışıma girebilir:
Ağız kuruluğu, baş ağrısı, baş dönmesi gibi belirtiler bazen yetersiz sıvı alımını gösterebilir.
Vücudun ciddi bir iş yapıyor. Emziren anne beslenmesi planlarken birkaç besin öğesine özellikle dikkat etmek iyi olur.
Gebelik ve doğum, demir depolarını azaltabilir. Demir eksikliğine bağlı yorgunluk, „yeni anne yorgunluğu” ile kolayca karışır.
İyi demir kaynakları:
Bitkisel demiri daha iyi almak için yanında C vitamini kaynakları (biber, portakal, mandalina, çilek, kuşburnu) tüketebilirsin. Doğumda fazla kan kaybettiysen veya gebelikte kansızlığın varsa aile hekimi ya da kadın doğum doktorun demir ilacı önerebilir.
Kalsiyum kemik ve diş sağlığı için önemli. Yeterli almazsan, vücut kendi kemiklerinden çekmeye başlar.
Emziren anne için günlük kalsiyum ihtiyacı yaklaşık 1000 mg civarındadır. Kaynaklar:
Omega‑3 yağ asitleri, özellikle DHA, hem bebeğin beyin ve göz gelişimini, hem de annenin ruh hâlini destekler.
İyi kaynaklar:
Türkiye için genel öneri:
Balık yemiyorsan, alg kökenli omega‑3 (DHA) takviyesi düşünebilirsin. Özellikle vejetaryen ya da vegan emziren annelerde diyetisyenler bunu sık önerir.
D vitamini kemik gelişimi, bağışıklık ve ruh hâlinde etkili. Türkiye’de de pek çok kişide D vitamini eksikliği görülüyor, çünkü kapalı mekânda yaşama, güneşten kaçma vb. oldukça yaygın.
Sağlık Bakanlığı ve uzman dernekler genellikle:
Kendi düzeyini ve gerekiyorsa dozunu öğrenmek için aile hekiminle görüşebilirsin.
İyot, bebeğinin beyin gelişimi ve senin tiroit fonksiyonun için önemli. Türkiye’de iyot yetersizliği dönem dönem gündeme geliyor, bu yüzden ihmal edilmemeli.
İyi iyot kaynakları:
Vegan besleniyorsan ya da süt ürünleri ve balığı hiç tüketmiyorsan, emziren anne vitaminleri ve iyot takviyesi konusunda aile hekimin veya diyetisyeninle konuşmak iyi olur. Deniz yosunu tabletlerini kendi başına yüksek dozda kullanma, aşırı iyot tiroit sorunlarına yol açabilir.
Şimdiye kadar daha çok „neleri yiyebilirsin” tarafına odaklandık. Bazı konularda ise gerçekten dikkatli olmak önemli.
Kahveyle vedalaşman gerekmiyor. Güzel haber bu.
Kafein anne sütüne geçer ama genellikle küçük miktarlarda. Uluslararası öneriler ve ülkemizdeki uzman görüşleri, emzirme döneminde günlük kafein alımının 200 - 300 mg civarında tutulmasını öneriyor.
Kabaca:
Yani örnek bir gün:
Unutma:
Bebeğin çok huzursuz, aşırı hareketli, uykuya dalmakta zorlanıyorsa ve sen de gün içinde çok fazla kafein alıyorsan, birkaç gün azaltıp fark olup olmadığına bakabilirsin.
Bebek için tamamen risksiz kabul edilen bir alkol düzeyi yok, fakat alkolün anne sütüne geçişi sık yanlış anlaşılıyor.
Temel bilgiler:
Uzman kuruluşlar genellikle emzirirken alkolü ya hiç almamayı, ya da seyrek ve az miktarlarda almayı öneriyor.
Yine de içmek istersen:
Beklerken göğüslerin çok dolup ağrımaya başlarsa, rahatlamak için sağıp sütü dökebilirsin. Bu, göğüs konforu içindir, sütteki alkol oranını düşürmez.
Alkol kullanımı senin için hassas bir konuysa, bırakmakta zorlanıyorsan ya da miktar konusunda endişen varsa, aile hekimi veya bir uzmana çekinmeden danışabilirsin.
Burada devreye bireysel farklılıklar giriyor.
Bazı bebekler, emziren annenin beslenmesindeki belirli yiyeceklere karşı daha hassas görünebilir. Sıklıkla suçlananlar:
Ama önemli nokta şu: bu her bebek için geçerli değil. Soğan yediği gün bebeğinin çok huzursuzlaştığını söyleyen bir anne varken, büyük bir tabak kuru fasulye sonrası mışıl mışıl uyuyan bebeği olan anne de var.
Daha mantıklı yaklaşım:
Şikayetler kesilip, tekrar yediğinde aynı sorunlar geri dönüyorsa, muhtemel bir hassasiyet yakalamış olabilirsin. Çoğu zaman, bebeğin bağırsak sistemi olgunlaştıkça bu hassasiyetler azalır.
Eğer birden fazla temel besin grubunu (örneğin hem süt ürünleri hem soya hem kuru baklagiller gibi) kesmen gerektiğini düşünüyorsan, mutlaka bir diyetisyen veya doktordan destek al. Aksi halde emziren anne beslenmesi gereksiz yere bozulabilir, vitamin - mineral eksiklikleri oluşabilir.
Çoğu bebek, annenin yediklerinden yalnızca ufak gaz ve huysuzluk dalgalanmaları dışında etkilenmez. Küçük bir grupta ise gerçek alerji veya intolerans görülebilir.
En sık gündeme gelen durum inek sütü proteini alerisi (İSPA / CMPA).
Senin yediğin içtiğin süt ürünlerindeki inek sütü proteinleri, çok küçük miktarlarda anne sütüne geçebilir. Eğer bebekte inek sütü proteini alerjisi varsa, bu bile bazı belirtilere yol açabilir.
Dikkat edilmesi gereken bulgular:
Bu belirtiler, „biraz gazı var, bugün keyfi yok” durumundan oldukça farklıdır.
Böyle bir tablo görürsen:
Doktor gözetiminde şu öneriler gelebilir:
Soya, yumurta, kuruyemiş gibi diğer alerjenler de anne sütünden bebeğe geçebilir, fakat bunlara anne sütü üzerinden reaksiyon, inek sütüne kıyasla daha nadir görülür. Kendi kendine „Bebeğim her şeye alerjik” deyip birçok grubu birden kesmek, hem seni gereksiz strese sokar, hem de beslenmeni zayıflatır.
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve Çocuk Sağlığı dernekleri:
Sen D vitamini alsan bile, anne sütündeki miktar çoğu zaman bebeğin ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Doktorun özel, yüksek doz bir protokol planlamadıysa, bebeğin için verilen günlük D vitamini damlaları önemli.
Haftada 1 - 2 kez balık, özellikle yağlı balık tüketiyorsan, omega‑3 alımın büyük olasılıkla fena değildir. Hiç balık yemiyorsan, vegan veya vejetaryensen, omega‑3 (DHA içeren) takviye faydalı olabilir.
Ararken:
Diğer takviyeler:
Hangi takviyeye ihtiyacın olduğundan emin değilsen aile hekimin, kadın doğum uzmanı, çocuk doktoru ya da diyetisyene danış. İnternette satılan, „sütü mucizevi şekilde arttırır” diye pazarlanan yüksek dozlu ürünlerden uzak durmak en güvenlisi.
Türkiye’de yeni annelerin üstüne her yerden baskı geliyor: Şöyle besle, böyle zayıfla, şunu asla yeme, bunu mutlaka ye… Yıpratıcı olabiliyor.
Farklı bir mesajla bitirelim:
Yani:
Ve bazı günler emzirme beslenmen sadece çay, ekmek, biraz peynir ve birkaç bisküviden mi ibaret kaldı? Yine de iyi bir annesin. Kendine, bebeğine davrandığın kadar şefkatli davran; vücudun, elindeki şartlarla elinden gelenin en iyisini zaten yapıyor.