İlk haftalar, yeni doğanla birlikte geçen upuzun bir besleme, gaz çıkarma, uyutma ve bir yandan da sürekli şu soruyu sorma dönemi gibi gelebilir: “Acaba doğru mu yapıyorum?” Özellikle beslenme konusunda en çok kafayı kurcalayan konu genelde şu olur: Saatli besleme mi, talep üzerine besleme mi?
Bebeğiniz 0–3 aylıksa, çevrenizden çok farklı fikirler duyabilirsiniz. Kimisi katı bir bebek beslenme düzeni savunur, kimisi de saate bakmanın bile yanlış olduğunu söyler.
Gerçek hayat çoğu zaman ortada bir yerde.
Bu yazıda saatli besleme vs talep üzerine besleme konusuna yakından bakacağız. Amaç, bebeğinizin ihtiyaçlarını görmezden gelmeden, yavaş yavaş daha öngörülebilir bir düzene yaklaşmak. Hedef kusursuzluk değil, hem bebeğe hem size iyi gelen esnek bir ritim.
İlk aylarda Türkiye’deki çoğu sağlık profesyoneli, özellikle de aile hekimleri, çocuk doktorları ve Sağlık Bakanlığı rehberleri, talep üzerine beslemeyi öneriyor. İster emzirme ister mama ile besleme seçin, bu, bebeğiniz her açlık sinyali gösterdiğinde, gece gündüz talep üzerine emzirme / besleme yapmanız anlamına geliyor.
İlk haftalarda bunun önemi:
“Yeni doğanlar ne sıklıkla emer?” diye merak ediyorsanız, çoğu bebek başlangıçta yaklaşık 2–3 saatte bir beslenir. Kimi daha sık, kimi biraz daha seyrek. Bu da 24 saatte rahatça 8–12 emzirmeye çıkabilir. Özellikle ilk 2–3 haftalık dönemde yeni doğan emzirme düzeninde, internetten bulunan tablolara bire bir uydurmaya çalışmaktansa talep üzerine emzirme genelde daha güvenlidir.
Talep üzerine besleme, hayat boyu sürecek bir kaos anlamına gelmez. Siz özel bir şey yapmasanız da çoğu bebek zamanla kendi doğal ritmini bulmaya başlar.
Yaklaşık 6–8 haftalıkken pek çok anne baba, emzirme saatlerinin ilk zamanki kadar “rastgele” olmadığını fark eder. Hâlâ talep üzerine emzirebilirsiniz, ama günün sonunda şöyle bir dönüp bakınca belli bir düzen göze çarpar.
6–12 hafta arasındaki birçok bebek, gündüzleri kabaca 2,5–3,5 saatte bir emmeye başlar. Geceler elbette daha farklı olabilir, ama orada bile daha uzun uyku aralıkları yavaş yavaş kendini göstermeye başlar.
Örneğin:
Burada kilit kelime “kabaca”. Dakikası dakikasına değil. Bazı emzirme aralıkları daha sık, bazıları daha seyrek olabilir. Büyüme atakları, aşı günü, misafirler, sıcak hava… Bunların hepsi düzeni birkaç günlüğüne alt üst edebilir.
“0–3 aylık bebek emzirme düzeni” dendiğinde, basılı bir saat çizelgesi düşünmek yerine şunlara odaklanmak daha gerçekçidir:
Bu düzenleri sizin “yaratmanız” gerekmiyor. Bebeğiniz zaten size gösterecek, siz sadece yakından izleyip fark edeceksiniz.
Herhangi bir beslenme düzenini yönlendirmeye çalışmadan önce bebeğinizin doğal ritmini anlamak büyük kolaylık sağlar.
Bunu görmek için basit bir yöntem:
Birkaç gün emzirmeleri/öğünleri not edin
Başlama saatini, ne kadar sürdüğünü, eğer emziriyorsanız hangi memeden başladığınızı kabaca kaydedin.
Uyku ve uyanıklık sürelerini ekleyin
Ne zaman uykuya daldı? Öncesinde ne kadar uyanıktı? Uyanıkken keyifli mi, huysuz mu görünüyordu?
Tekrarlayan zamanlamalara bakın
Şuna benzer cümleler kurmaya başlayabilirsiniz:
Kendi ihtiyaçlarınızı da fark edin
Belki sizin için sabahların öngörülebilir olması önemli. Belki de akşam saatleri en çok zorlandığınız zamanlar. Bu da en az bebek kadar önemli.
Bu aşamada birçok anne, telefon uygulaması kullanmayı pratik buluyor. Örneğin Erby uygulaması, emzirme/öğün, alt değiştirme ve uykuları tek yerde kaydetmenizi sağlıyor, böylece 3’te uykusuz uyanıp kafanızdan bir şeyleri toparlamaya çalışmak yerine desenleri grafik halinde görebiliyorsunuz. Hâlâ talep üzerine besleme yapıyorsunuz, ama Erby size bebeğinizin doğal ritmini keşfetme imkanı tanıyor. Bu da kendinizi hazır hissettiğinizde talep üzerine beslemeden düzene yumuşak geçişi çok daha kolaylaştırıyor.
Bebeğinizin ritmine dair kabaca bir fikriniz olduğunda, yeni doğanlar için EASY yöntemini nazik bir çerçeve olarak kullanabilirsiniz.
EASY şu kelimelerin kısaltması:
Mantık basit: Her defasında emerek uykuya dalmak yerine, önce beslenme, sonra kısa bir uyanıklık süresi, sonra uyku. Sonra döngü başa sarıyor. Burada önemli olan saat değil, sıralama.
Örneğin:
Bu tür bir akış, gündüzleri yaklaşık 3 saatte bir beslenen bir bebeğe genelde güzel oturur. Ama bu bir kural kitabı değil. Bebeğiniz saat dolmadan açıkça acıktıysa emzirirsiniz. Emzirdikten hemen sonra yorgunluktan gözleri kapanıyorsa, ille de “oyun zamanı” diye zorlamadan uyumasına izin verirsiniz.
EASY’yi esnek bir rehber gibi düşünmek, onu katı bir saatli besleme şemasına çevirmemek önemli. Pek çok aile, bebeğin sinyallerini göz ardı etmeden gün içinde daha tahmin edilebilir bir bebeğin beslenme düzenine bu sayede yaklaşabiliyor.
Hangi yaklaşımı seçerseniz seçin, en önemli beceri emzirme işaretlerini, yani bebeğin açlık sinyallerini okuyabilmek. Açlık henüz zirveye çıkmadan, erken dönemde fark ettiğinizde hem sizin hem bebeğiniz için emzirme çok daha kolay oluyor.
Sık görülen yeni doğan emzirme / beslenme işaretleri:
“Karnı ancak çığlık çığlığa ağlayınca anlaşılıyor” diye sık sık düşünüyorsanız, sizde bir eksik yok. Açlık sinyalleri ilk başta gerçekten çok ince olabilir. 1–2 gün boyunca özellikle dikkat edip bu erken işaretlerde cevap vermeyi denemek, emzirme anlarını çok daha sakin hale getirebilir.
Zamanla bebeğin açlık sinyallerini okumak o kadar otomatikleşir ki farkında bile olmadan doğru anda emzirmeye başlarsınız. Talep üzerine emzirmenin özü de budur: Saati tamamen yok saymak değil, bebeğinizin bedeninin öne aldığı sinyallere güvenmek.
Uykusuzlukla boğuşurken yeni doğanın beslenme düzenindeki kalıpları fark etmek düşünüldüğünden daha zor olabilir. Tam bu noktada basit bir takip uygulaması ciddi rahatlık sağlar.
Erby gibi bir uygulama ile:
Birkaç gün sonra Erby, tipik emzirme aralıklarını ve hangi saatlerde bebeğinizin daha aç ya da daha uykulu olduğunu size grafiklerle gösterir. Örneğin şunları görebilirsiniz:
Hâlâ talep üzerine besleme yapıyorsunuz, sadece elinizde somut veriler olduğu için kendinizi daha güvende hissediyorsunuz. Bebeğinizin “genelde” ne yaptığını gördükçe tamamen tahmin yürütmek yerine, esnek bir ritim kurmak çok daha kolaylaşıyor.
Sağlıklı yeni doğanların çoğu için, sinyallere kulak vererek talep üzerine emzirme gayet iyi çalışır. Yine de bazen doktorunuz ya da hemşireniz, belirli bir süre için daha yapılandırılmış bir beslenme planı önerebilir.
Örneğin:
Kilo alamama veya kilo kaybı
Bebeğiniz beklenen hızda kilo almıyorsa, doktorunuz gündüzleri en az 2–3 saatte bir, geceleri de çok uzun kesintisiz uyumamasını önerebilir.
Tıbbi durumlar
Sarılık, prematüre doğum gibi durumlarda, kan şekerini dengede tutmak veya iyileşmeyi desteklemek için belli aralıklarla planlı beslenme gerekebilir.
Aşırı uykulu bebekler
Neredeyse hiç uyanmayıp emmek istemeyen yeni doğanların, en azından bir süre, nazikçe uyandırılarak düzenli beslenmesi gerekebilir.
Bu dönemlerde, sağlık ekibiniz saate dayalı bir beslenme planı önerebilir. Bu, talep üzerine beslemede başarısız olduğunuz anlamına gelmez, sonsuza kadar katı bir şemaya mahkûm olacağınız anlamına da gelmez. Sadece bebeğinizin güvenliği ve büyümesi için geçici olarak biraz daha saatli besleme ihtiyacı olduğu anlamına gelir.
Emin olamadığınız durumlarda doğrudan sormak iyi gelir:
“Talep üzerine beslemeye devam edeyim mi, yoksa bir süre zaman odaklı bir beslenme planı mı uygulayalım?”
Net yanıtlar, kafa karışıklığını ciddi şekilde azaltır.
Bebeğin beslenme düzeni, sadece yaşa göre değil, aldığı süte göre de değişiklik gösterebilir. Bebeğiniz yalnızca anne sütü alıyorsa, sadece mama alıyorsa ya da karışık besleniyorsa desenler biraz farklı görünebilir.
Emzirmede anne sütü daha hızlı sindirildiği için, birçok bebek daha sık emer.
Sık görülen örüntüler:
Sadece anne sütü alan bebekler ilk aylarda biraz daha dalgalı bir düzene sahip olabilir, bu da tamamen normaldir. Her 3 saatte bir emen bebek gayet iyi besleniyor olabilir, ama bundan daha sık emen bebek de “düzensiz” olmak zorunda değildir.
Mama biraz daha geç sindirildiği için:
Yine de bebeğin işaretleri burada da en az anne sütü kadar önemlidir. Mama alan bebeklerin de daha aç olduğu günler, akşamları daha sık beslenmek istediği dönemler, büyüme atakları ve sadece yakınlık için biberonu biraz daha erken istediği zamanlar olur.
Hangi sütle beslerseniz besleyin, unutmayın: Bebeğiniz rehberde yazan tabloyu okumadı. Genel kalıplar yol göstericidir, katı kurallar değil.
Saatli besleme vs talep üzerine besleme tartışmasında, asıl yoran şey çoğu zaman iki uçtan birini “seçmek zorundaymış” gibi hissetmektir.
İki yaygın tuzak:
Bu yaklaşımda:
Aşırı katı bir bebek beslenme düzeni, anne babalar üzerinde ciddi baskı ve suçluluk yaratabilir. Bebekler bir makine değil, her günleri birbirinin kopyası olamaz.
Öte yanda:
Tam anlamıyla “ne olursa olsun” mantığı da en az katı kurallar kadar yıpratıcı olabilir.
Rahat orta yol şu: Bebeğin emzirme işaretleri ve ihtiyaçları öncelikli, ama bir yandan da yumuşak bir düzen fikri aklınızda. EASY yöntemi gibi çerçeveleri ve Erby gibi araçları, bebeğinize uydurarak kullanmak, sizi hem özgür kılar hem de güne dair kabaca bir plan yapmanıza yardım eder.
Bu yazıdan aklınızda tek cümle kalsın istiyorsanız, şu olsun:
Hedef, sabit bir saat çizelgesi değil, esnek bir ritim.
Bebeğiniz için bir miktar öngörülebilirlik iyidir. Sizin için de öyle. Böylece ne zaman duş alacağınızı, ne zaman kısa bir yürüyüşe çıkabileceğinizi, sıcak bir kahveyi gerçekten sıcak içme ihtimalinizi biraz daha iyi kestirebilirsiniz.
Şunları yapmak zorunda değilsiniz:
Ama şunları yapabilirsiniz:
Ve bazı günler her şey alt üst olduğunda, ki bebeklerle bu normaldir, kendinize şunu hatırlatabilirsiniz: Bu bir başarısızlık değil, hayatın ta kendisi.
Bebeğiniz dünyaya alışmayı öğreniyor. Siz de ona ebeveyn olmayı. İkinizin de mükemmel olmasına gerek yok. Yeter ki birbirinizi duymaya, görmeye ve küçük sinyalleri okumaya devam edin.