Yeni doğanla geçen ilk haftalar, hiç bilmediğiniz bir ülkeye inmişsiniz ve dili anlamaya çalışıyormuşsunuz gibi hissettirebilir. Bebeğiniz size bir şey anlatmaya çalışıyor, belli… Ama ne? Acıktı mı, uykusu mu var, sıkıldı mı, sadece kucağa mı gelmek istiyor?
Güzel haber şu ki, bebekler aslında düşündüğünüzden çok daha tutarlı iletişim kurar. Ne aradıklarını bilirseniz, çoğu zaman daha ağlamaya başlamadan ne istediklerini anlayabilirsiniz.
Bu rehberde bebek açlık ve tokluk belirtileri üzerinden gideceğiz. Böylece bebeğinizin ne istediğini daha rahat okuyabilir, emzirmeye ya da mamaya daha kendinden emin yaklaşabilir ve beslenme anlarını ikiniz için de daha sakin hale getirebilirsiniz.
Beslenme sadece süt demek değildir. Güven, iletişim ve kendini güvende hissetme demektir.
Bebeğinizin aç olduğunu nasıl anlarsınız, ne zaman doyduğunu nasıl fark edersiniz, öğrendikçe birkaç önemli şey değişir:
Daha dengeli beslenme ve büyüme
Duyarlı beslenme (isteğe göre besleme, yani açlık işaretlerine göre emzirme ya da mama verme) bebeğinizin kendi ihtiyacına göre süt almasını sağlar. Açken yer, doyunca bırakır. Bu doğal ritim sağlıklı büyümeyi destekler, özellikle biberonla beslemede aşırı besleme riskini azaltır.
Daha az ağlama, daha çok sakinlik
Çoğu bebek, erken açlık belirtileri gösterir, tam ağlama krizine girmeden önce. Siz bu erken işaretleri yakaladığınızda emzirme ve biberonla besleme genelde çok daha kolay geçer. Bebek daha rahat emer, daha az hava yutar, daha çabuk sakinleşir. Açlıktan çığlık çığlığa olduğu noktaya daha az gelirsiniz.
Bağlanma ve güven duygusunun güçlenmesi
Siz her seferinde bebek beslenme işaretlerine cevap verdiğinizde, bebeğiniz şunu öğrenir:
„Ben bir şey söylediğimde biri beni duyuyor.“
Bu his, güvenli bağlanmanın temelidir. Siz de tüm gün tahmin yürütmek, „Acaba yanlış mı anladım?“ diye kendinizi sorgulamak yerine, giderek daha uyumlanmış ve kendinden emin hissedersiniz.
Bunu bebeğinizin açlık ve tokluk „dilini“ öğrenmek gibi düşünün. İlk günden kusursuz yapmanız gerekmiyor, zaten olmaz. Ama tahmin ettiğinizden çok daha hızlı ustalaşırsınız.
Bebekler nadiren sakin halden bir anda en yüksek perdeden ağlamaya geçer. Genellikle üç aşamadan geçerler:
Bu aşamaları tanımak, isteğe göre beslemeyi çok daha kolay hale getirir.
Bunlar nazik, adeta „kibarca“ verilen sinyallerdir. Bu dönemde yakaladığınız beslenmeler genelde daha sakin ve keyifli olur.
Yenidoğan veya küçük bebekte sık görülen erken açlık belirtileri:
Dudak yalama
Dilini dışarı çıkarıp dudaklarını ıslatabilir, uyurken bile görebilirsiniz.
Dili dışarı çıkarma
Sanki havayı tadıyormuş gibi dilini hafif hafif içeri dışarı yapabilir.
Rooting (memeyi arama) refleksi
Yanak bölgesine dokunduğunuzda başını o tarafa çevirip ağzını açarak memeyi ya da biberonu arar. Klasik bebek emzirme işaretlerinden biridir.
Elini, parmaklarını emme
Bu anne babaları sık karıştırır çünkü bebekler huzur için de emer. Ama aradan zaman geçtiyse ve buna başka açlık işaretleri de eşlik ediyorsa, çoğu zaman bebek açlığına işaret eder.
Ağız hareketleri
Ağzını açıp kapama, emme hareketleri yapma, şapırdatma gibi küçük mimikler.
Uykudan kıpırdanarak uyanma
Kımıldanma, gerinme, minik sesler, göz kapaklarında titremeler. Birçok yenidoğan daha gözünü tam açmamışken bile açlık işareti verebilir.
Bu işaretlerden birkaçını bir arada görüyorsanız, bu besleme teklifi için davet sayılabilir. Özellikle emzirme ipuçları yeni anneler için önemli: Bebek sakin ve erken açlık dönemindeyken memeye tutturmak çok daha kolay olur, daha etkili emer.
Erken belirtileri kaçırırsanız, ya da o sırada alt değiştiriyor, üstünü giydiriyor, evin içinde koşturuyorsanız, bebek genelde bir sonraki aşamaya geçer. Bu aşamada sanki şöyle der: „Tamam, artık gerçekten beslenmek istiyorum.“
Bu orta seviye açlık belirtileri şöyle görünebilir:
Kıpırdanma ve huzursuz hareketler
Tüm vücut devreye girer, kıvranma, sırtını geriye atma, daha hareketli kıpırdanmalar.
Eli sürekli ağza götürme
Rastgele bir el emmesinden çok, yumruğunu ya da elini üst üste, ısrarla ağzına götürme.
Huzursuzlanma
Kısa kısa ağlamalar, mızmızlanma, surat asma, homurdanma.
Gerilme ve esneme tarzı hareketler
Bacaklarını tekmeleme, kollarını ileri doğru uzatma, buna küçük homurdanmalar eşlik edebilir.
Kucakta göğsünü yumruklama ya da göğse kafa atma
Kucağınızdayken göğsünüze başını sürter, kafasını sallayıp memeyi arar, elleriyle göğsünüzü itebilir ya da pat pat vurabilir.
Bu bebek açlık belirtilerini gördüğünüzde, yaptığınız işi kısa süreliğine bırakıp mümkünse yakında bir besleme başlatmak iyi olur. Bu aşamada bebek hâlâ nispeten kolay sakinleşir ama artık biraz kaygılanmaya başlamıştır, „Söylediğimi anlamıyorlar galiba“ hissine yakındır.
Erken ve orta aşama uzun süre fark edilmezse, bebek bu kez gerçekten zorlandığı bir noktaya gelir.
Geç dönemde açlık belirtileri:
Tam ağlama krizi
Yüksek sesli, aralıksız, sakinleştirmenin zor olduğu bir ağlama. Yüz ifadesi gergin ve huzursuz görünür.
Yüzün kızarması
Uzun süre ağlamaktan tüm yüzü ya da baş bölgesi kızarabilir, yer yer morarmaya dönen kızarıklıklar olabilir.
Panikli baş hareketleri
Başını hızlı hızlı sağa sola çevirir, ağzı açık, memeyi deli gibi arar ama bir türlü tutturamaz.
Bu aşamada bebek sadece aç değildir, aynı zamanda stres altındadır. Sinir sistemi alarmdadır.
İçgüdüsel olarak hemen memeyi ya da biberonu ağzına sokmak istersiniz, çok anlaşılır. Ama bu kadar üzgün bir bebek çoğu zaman:
Peki bebek çok acıkmış ve geç dönemde açlık belirtileri gösteriyorsa ne yapılır?
Önce sakinleştir, sonra besle.
Onu göğsünüze yakın tutun, mümkünse ten tene temas kurun. Hafif sallama, kucağınızda gezdirme iyi gelir. Sakin, yumuşak bir ses tonuyla konuşun. Bazı anne babalar için hafifçe „şşşş“ demek, ninni mırıldanmak işe yarar.
Biraz sakinleşince memeyi ya da biberonu teklif edin.
Tamamen uykuya dalmasına gerek yok, sadece panik seviyesinden bir tık aşağı indiği bir anı yakalamanız yeterli.
Nazik pozisyonlar kullanın.
Emziriyorsanız, bedeninizi öne eğmek yerine bebeği memeye yaklaştırın. Biberonla besliyorsanız, bebeği yarı dik, size yakın, başı destekli ve kendini güvende hissedeceği bir pozisyonda tutun.
Böyle yaptığınızda beslemeyi „geciktirmiş“ olmazsınız. Aslında bebeğinizin kriz modundan „Artık yiyebilirim“ moduna geçmesine yardım edersiniz.
İşin kafa karıştıran kısmı burada başlıyor. Her huzursuzluk açlık demek değildir. Bebeklerin kendini anlatma yolları kısıtlı olduğu için, farklı ihtiyaçlar aynı görünebilir.
Bebek huysuzlandığında, aklınızdan hızlıca küçük bir kontrol listesi geçirmek işe yarar.
Bu kesin bir kural değil, sadece fikir verir.
Bu noktada takibin faydası ortaya çıkar. Pek çok ebeveyn beslenme, uyku, alt değiştirme, huzursuzluk gibi şeyleri Erby uygulaması ile not etmeyi tercih ediyor. „Aslında 30 dakika önce güzel bir emme yaptı“ diye görmek, ağlamayı hemen açlık olarak yorumlamadan önce diğer ihtimalleri düşünmenize yardımcı olabilir.
Aşırı yorulan bebekler, aç bebeklere çok benzer belirtiler gösterebilir.
Şu işaretlere bakın:
Böyle durumlarda emzirmeyi ya da biberonu teklif edersiniz, biraz emer ve hemen uykuya dalar. Bu her zaman açlık anlamına gelmez. Çoğu zaman sadece emme hareketini uykuya geçmek için kullanır.
Küçük bebekler ses, ışık, kalabalık gibi uyaranlara karşı çok hassastır. Sizin için kısa bir market turu, onun için tam anlamıyla „festival“ gibi gelebilir.
Bebeğiniz aşırı uyarılmış olabilir, eğer:
Bu durumda çare, her zaman süt değildir. Daha sakin bir oda, loş ışık, kucak ve ten teması işe yarar.
„Aç“ diye karar vermeden önce küçük bir beden kontrolü yapmak çok iş görür:
Bazı bebekler, iyi beslendikten sonra sadece gaz nedeniyle ağlar. Anne baba „Hala aç galiba“ deyip tekrar beslemeye çalışır. Oysa çoğu zaman ihtiyacı olan şey ikinci bir emzirme değil, güzel bir geğirtidir.
Bebekler de insan. Bazen tek istedikleri şey kucaklanmak ya da ortam değiştirmektir.
Eğer bebek:
… büyük ihtimalle sadece yüzünüzü görmek, sesinizi duymak, biraz hareket etmek istiyordur.
Bu da çok haklı bir ihtiyaç. Buna cevap vermek, duyarlı beslenme bebek yaklaşımının, yani bebeğin tüm sinyallerine duyarlı olmanın bir parçası. „Kucağa alışır“ diye korkup geri durmanız gerekmez.
Bebek doyma belirtilerini fark etmek, açlığı anlamak kadar önemli. Bebeğiniz dünyaya, kendi iştahını bilen bir canlı olarak gelir. Çoğu bebek, gerçekten doyduğunda bunu çok net gösterir.
İşte sık görülen bebek doyduğunu nasıl anlarım sorusunun yanıtı olabilecek işaretler:
Başını memeden ya da biberondan çevirmesi
Başını geri atabilir, etrafa bakınabilir, tam tersi tarafa dönebilir.
Meme ya da biberonu kendiliğinden bırakması
Emzirirken memeden nazikçe kayar, biberonla besleniyorsa biberon emziğini ağzından düşürür ve geri almak için çaba göstermez.
Uyuyakalma ve uykuda kalma
Yenidoğanlar bazen kısa bir „beslenme uykusu“ yapıp sonra devam eder ama bebek derin bir uykuya geçtiyse, bedeni gevşediyse ve dokunduğunuzda memeyi aramıyorsa, genelde tok demektir.
Ellerde ve bedende gevşeme
Aç bebeklerin çoğunda yumruklar sıkılı, kollar gergindir. Tok bir bebekte eller açılır, kollar bacaklar yumuşar, tüm beden adeta „erimiş“ gibi gevşer.
İtme hareketi
Eliyle memeyi ya da biberonu iter, sırtını geriye doğru atar, bedenini sizden uzaklaştırmaya çalışır gibi kıvranır.
Emmenin yavaşlaması
Emme tempo olarak yavaşlar, aralara uzun uzun dinlenme molaları girer. Bazen sadece emme refleksiyle, çok az süt alarak „oyalanma emmesi“ yapar. Özellikle memede bu çoğu zaman sakıncalı değildir, siz rahatsız olmadığınız sürece bırakabilirsiniz.
Tekrar teklif ettiğinizde reddetmesi
Memeyi ya da biberonu hafifçe tekrar ağzına yaklaştırırsınız, dilini öne itip dışarı atar ya da başını çevirir.
Bu açlık ve tokluk belirtileri bebek açısından açlık sinyalleri kadar önemlidir. Bebeğiniz, „Teşekkürler, ben şimdilik doydum.“ demektedir.
Birçoğumuz, çocukken „Tabaktaki bitecek!“ cümlesiyle büyüdük. Hâlâ da etraftan „Bebek şu kadar mililitre içmeli, biberonu bitirsin.“ gibi yorumlar duyuyor olabiliriz.
Bu mantık, özellikle biberonla beslemede fark etmeden devreye girer. Mesela biberonda 30 ml süt kalmıştır, „Şu kadarcık kaldı, hepsini içirsin de boşa gitmesin.“ diye zorlamaya meyilli olabilirsiniz.
Sorun şu ki:
Emzirme tarafında bu baskı biraz daha az görülür, çünkü memenin üzerinde sayı yazmaz. Yine de aynı prensip geçerlidir. Bebek birden fazla bebek doyma belirtileri gösteriyorsa ve rahat görünüyorsa, emzirme diğerine göre daha kısa sürmüş olsa bile sonlandırmakta sakınca yoktur.
Kendinize rolünüzü şöyle hatırlatın:
Bu bakış açısı, duyarlı beslenmenin merkezinde yer alır. Siz fırsatı sunarsınız, miktarı belirleyen bebeğiniz olur.
Özellikle ilk haftalarda, „En son ne zaman emzirdim? Altını ne zaman değiştirdim? Bu kaçıncı uykusu?“ gibi sorular kafanızda birbirine karışabilir. Günler ve geceler adeta birbirine girer.
Basit bir takip aracı, aslında zihninizi rahatlatabilir.
Erby uygulaması ile:
Birkaç gün içinde desenler belirmeye başlar:
Bu, saate göre katı besleme düzeni kurmanız anlamına gelmez. Tam tersi, isteğe göre beslemeyi destekler. Kendi bebeğinizin ritmini tanımanızı kolaylaştırır.
Bilgi elinizin altında olduğunda:
Bir süre sonra Erby sizin için bir „kural listesi“ olmaktan çıkıp, bebeğinizin iletişim günlüğü gibi hissettirmeye başlar. Zaten zaman geçtikçe, uygulamaya daha az ihtiyaç duyduğunuzu, çoğu şeyi içgüdüsel olarak takip ettiğinizi fark edersiniz.
Bebeğinizin sinyallerini okumayı öğrenmek bir süreçtir, sınav değil. Siz de bebeksiniz bu konuda, o da yeni. Birlikte öğreniyorsunuz.
Kısa bir özet:
Ara sıra yanlış okuyacaksınız, yanlış tahmin edeceksiniz. Her anne baba gibi. Bebeğiniz sizden mükemmellik beklemiyor, sadece tekrar tekrar denemenizi, onu duymaya çalışmanızı istiyor.
Günler ve haftalar geçtikçe güzel bir şey oluyor: Tahminler azalıyor, beslenme krizleri hafifliyor, siz de „Sanırım bu sefer ne istediğini anladım.“ duygusunu daha sık yaşamaya başlıyorsunuz. Her zaman değil belki, ama yeterince sık.
Ve o his - „Tamam, seni görüyorum, yanındayım.“ diyebilmek - erken ebeveynlik döneminin en sessiz ama en güçlü mutluluklarından biri.