İlk haftalar, evde minik bir bebek varken gerçekten yoğun geçer. Siz uykusuzken ebeveynliği öğrenmeye çalışırsınız, bebeğiniz de anne karnının dışındaki hayata alışmaya. En ufak bir ses, renk değişikliği bile içinize kurt düşürebilir.
Bir miktar endişe iyi bile sayılır, çünkü bebeği korur. Ama sürekli panik halindeyseniz hem bedeniniz hem ruhunuz tükenir. Bu yazı tam bu ikisinin ortasında dursun diye hazırlandı: «Bu normal mi?» ya da «Şu an doktora gitmeli miyiz?» diye düşündüğünüzde açıp bakabileceğiniz, sakin ve net bir rehber.
Odak noktamız ilk haftalarda yenidoğanda ne zaman doktora başvurulur sorusu. Örnekler Türkiye’deki aileler düşünülerek yazıldı, ama anlatılan tıbbi uyarı işaretleri pek çok ülkede benzer.
Şunu unutmayın: İçinizden „Bir şey yolunda gitmiyor.“ hissi geçiyorsa, o sese kulak verin. Aile hekiminizi, çocuk doktorunuzu, doğum yaptığınız hastanenin çocuk acilini arayın veya 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak en yakın hastaneye başvurun. Minik bir bebek için „gereksiz yere sordum“ diye bir şey yoktur.
Aşağıdaki belirtiler yenidoğan döneminde „bakalım geçecek mi“ diye beklenebilecek şeyler değil. Bu bulgulardan herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden tıbbi yardım isteyin. Nefes alma güçlüğü, morarma ya da bebeğin genel durumunun belirgin şekilde kötü olması halinde hemen 112’yi arayın veya en yakın hastanenin acil servisine gidin.
Yenidoğan bebekler vücut ısılarını iyi ayarlayamaz. Isıdaki değişiklik, enfeksiyonun ilk belirtisi olabilir.
Acil olarak doktora başvurun eğer bebeğinizde:
Yenidoğanda ateş, ciddi enfeksiyon anlamına gelebilir ve bu kadar küçük bebekler çoğunlukla hastanede değerlendirilir. Öte yandan yenidoğanda düşük vücut ısısı da enfeksiyonun ya da kan şekeri sorunlarının habercisi olabilir.
Kısa notlar:
„Bebek çok sıcak gibi“ ya da „Normalden soğuk geliyor“ diye düşünüyorsanız elinizle yoklamakla yetinmeyin. Isıyı ölçün. Değer 36–37,5 °C aralığının dışındaysa aile hekiminizi, çocuk doktorunuzu ya da hastanenin danışma hattını arayarak bilgi alın.
Yenidoğanlar genellikle 2-3 saatte bir, gece dahil sık sık beslenir. Arada bir kısa, uykulu emzirme normaldir. Normal olmayan, üst üste beslenmeyi reddetmesidir.
Şu durumlarda doktor ya da ebenizle görüşün:
Ebeveynler „yenidoğanda beslenmeyi reddetme“ ya da „bebek emmiyor, biberon istemiyor“ dediğinde, doktorların aklına ilk olarak susuz kalma, düşük kan şekeri ya da başlayan bir hastalık gelir.
Bu durum hem emziren hem biberonla besleyen aileler için geçerli. Bebeğiniz memeye tutunuyor ama her seferinde birkaç yudum alıp hemen uyuyakalıyor, doymuyor gibi görünüyorsa da destek almakta fayda var.
„Yenidoğan kusma“ konusu sık sık kafa karıştırır. Çoğu bebekte biraz süt geri gelmesi normaldir. Omzunuza bulaşan süt, gaz çıkarırken gelen küçük miktarlar günlük hayatın parçasıdır.
Şu durumlarda endişelenin:
Bu anlattıklarımız, dudak kenarından süzülen az miktarda sütten farklıdır. Yenidoğanda sürekli kusma, enfeksiyon, sindirim sistemi tıkanıklığı ya da besin intoleransı gibi araştırılması gereken durumların işareti olabilir. Emin olamıyorsanız kısa bir video çekip çocuk doktorunuza ya da ebenize gösterebilirsiniz.
İdrar miktarı, yenidoğan belirtileri içinde bebeğin genel gidişatını en iyi gösterenlerden biridir.
Kabaca şöyle düşünebilirsiniz:
Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde sütün tam anlamıyla „inmesi“ birkaç günü bulabilir, ama 4–5. günden sonra bu düzene yaklaşmış olmanız beklenir.
Şu durumlarda doktor ya da ebeyle görüşün:
„Yenidoğanda az idrar“ konusu anne babaların en çok araştırdığı başlıklardan biridir ve haklı bir kaygıdır. Yetersiz idrar, susuzluğun ya da beslenme sorunlarının erken belirtisi olabilir, mutlaka destek gerektirir.
Yenidoğan bebekte kan görmek her zaman ciddiye alınmalıdır.
Şu durumlarda acil değerlendirme gerekir:
Bazen dışkıdaki az miktarda kan yalnızca anüs çevresindeki çok küçük bir çatlak gibi nispeten basit bir nedenden kaynaklanabilir. Ama bunu evden anlamak mümkün değildir. Dışkıda ya da kusmada kan, enfeksiyon, alerji ya da sindirim sisteminin üst kısımlarında kanamaya işaret edebilir.
Kandan şüpheleniyorsanız bezi atmayın, mümkünse fotoğrafını da çekin. Bu görüntüler doktora değerlendirmede yardımcı olur.
Burada renk çok önemli.
Bu iki renk, bağırsaklardan gelen safra sıvısının yukarı doğru çıktığını, yani sindirim sisteminde bir tıkanıklık olabileceğini düşündürür. Böyle durumlar, aksi kanıtlanana kadar acil kabul edilir.
Bebeğinizde sarı ya da yeşil renkli kusma fark ederseniz, özellikle de bir kereden fazla oluyorsa, beklemeden 112’yi arayın veya en yakın hastanenin aciline gidin. Aile hekimi randevusu için günlerce beklemeyin.
Yenidoğanlar çok uyur, bu normaldir. Günde 18-20 saat uyku görebilirsiniz. Ama tüm gün boyunca, düzenli aralıklarla beslenmek için uyanmaları ve size tepki vermeleri gerekir.
Şu durumlarda dikkatli olun:
Bazı aileler „Çok iyi uyuyor, melek gibi“ diye anlatır ama aslında bebek zor uyanıyorsa bu iyi bir şey değildir. Bu tür derin, tuhaf bir uyku hali enfeksiyon, düşük kan şekeri ya da başka ciddi sorunların habercisi olabilir.
Bütün bebekler ağlar. Bazılarının akşam saatleri daha huzursuz geçer, „gaz sancısı“ dediğimiz dönemler olabilir. Yıpratıcıdır ama çoğu zaman normal sınırlar içindedir. Burada fark yaratansa, bebeğin hiç sakinleşememesi.
Acil yardım isteyin eğer:
Yenidoğanda sürekli ağlama, özellikle de ani başlamışsa, ağrı, enfeksiyon ya da sindirim sistemi sorunlarını düşündürebilir.
Ve kendinizi tükenmiş hissediyorsanız, bebeği güvenli bir şekilde yatağına bırakıp başka odaya geçmek, birkaç nefes almak ve sonra bir yakınınızı ya da destek hattını aramakta hiçbir sakınca yok. En zorlu anlarda bile yalnız değilsiniz.
Renk değişiklikleri yenidoğan belirtileri arasında en ürkütücü olanlardan biridir ve çoğu zaman ciddiye alınmayı hak eder.
Şu durumda acil yardım alın (112):
Bu tablo, kandaki oksijen düzeyinin düşüklüğüne, kalp ya da akciğer kaynaklı bir probleme işaret edebilir. Yenidoğanda ellerin, ayakların soğuk ya da hafif mor görünmesi, özellikle üşüdüğünde, zaman zaman normaldir. Ancak dudak ve dil morarması farklıdır ve acil müdahale gerektirir.
Yenidoğanda nefesle ilgili her sorun acil kabul edilir.
112’yi arayın veya acil servise gidin eğer:
Bazı anne babalar „Burun tıkalı gibi, gece hırlıyor“ diye tarif eder. Yenidoğanlarda hafif hırıltılı sesler, burun tıkanıklığı zaman zaman normal olabilir. Buradaki kırmızı çizgi; bebeğin nefes alabilmek için ne kadar çabaladığı ve genel hali: İyi besleniyor, rengi pembe, sakin mi; yoksa zorlanıyor, rengi bozulmuş mu?
Emin olamıyorsanız bebeğin nefes alışını videoya çekip çocuk doktoruna gösterebilirsiniz. Ama içiniz „Bu hiç iyi değil“ diyorsa, beklemeden acile gidin.
Bebeğinizin başının tepesindeki yumuşak kısma bıngıldak denir. Ellediğinizde hafif yumuşak ve içe doğru kavisli hissedilmesi normaldir.
Aynı gün içinde mutlaka tıbbi görüş alın eğer:
Kabarık bıngıldak, menenjit gibi enfeksiyonlarda beynin içinde basınç artışına işaret edebilir. Çökük bıngıldak ise susuzluk göstergesi olabilir. Her ikisi de kısa sürede değerlendirme gerektirir.
Göbek bağı düşene kadar geçen süreçte göbek kısmı bazen görüntü olarak can sıkıcı olabilir. Hafif kabuklanma ya da göbek bağının hemen dibinde, çok dar bir alanda hafif kızarıklık normal sayılabilir.
Şu bulgular varsa hızlıca doktora gidin:
Bu tablo, yenidoğanda göbek enfeksiyonunu akla getirir ve bu yaşta bebeklerde hızlı ilerleyebilir. Erken tedavi genellikle çok etkilidir, o yüzden „biraz bekleyelim geçer belki“ demeden muayene ettirin.
Her garip görünen yenidoğan belirtisi hastalık anlamına gelmez. Bebeklerin vücutları, refleksleri, ciltleri o kadar hızlı değişir ki, ilk kez ebeveyn olan biri için çoğu şey ürkütücü olabilir.
Emin olamadığınız her durumda elbette sorun. Ama aşağıdakiler, deneyimli ebelerin çoğu zaman gülümseyerek „Evet, bu tamamen normal.“ dediği haller.
Yenidoğanlarda hıçkırık son derece yaygındır. Hatta pek çok bebek anne karnındayken bile hıçkırır, anne bunu ufak ufak ritmik zıplamalar gibi hisseder.
Yenidoğan hıçkırıkları genelde:
Özel bir tedavi gerektirmez. Kısa bir emzirme, dik pozisyonda tutma ya da sadece birkaç dakika beklemek çoğu zaman yeterlidir. Kendi kendine durur.
Yenidoğanların burnu çok küçük ve hassastır, bu yüzden sık hapşırmaları normaldir.
Tek başına sık hapşırma, yanında:
yoksa çoğu zaman sadece burundaki toz, süt ya da mukusu temizleme çabasıdır. İlk haftalarda soğuk algınlığı ya da alerji için güvenilir bir işaret sayılmaz.
Ağlarken çene titremesi, kollar ve bacaklarda kısa süreli, sanki üşüyormuş gibi hafif titremeler çok korkutucu görünebilir. Çoğu yenidoğanda bu durum, sinir sisteminin henüz tam olgunlaşmamış olmasından kaynaklanır.
Genellikle normal kabul edilir eğer:
Eğer titreme, tuttuğunuzda durmuyorsa, tek taraflı ve ritmik kasılmalar varsa, gözlerde sabit bakma ya da kayma gibi durumlar eşlik ediyorsa, bu nöbet işareti olabilir ve acil değerlendirme gerekir. Ama arada sırada görülen titrek çene hareketleri, genellikle zararsızdır.
Yenidoğanların damar sistemi de henüz tam olgun değildir. Üşüdüklerinde şunları fark edebilirsiniz:
Bebeğinizin göğsü ve yüzü sağlıklı bir pembe renkteyse ve bir kat kıyafet, battaniye ya da ten tene temasla kısa sürede ısınıyorsa, bu tür alacalanma çoğu zaman normaldir.
Şu durumlarda endişelenin:
Bu hallerde mutlaka tıbbi görüş alın.
Günün her saati bebeğinizin yanındasınız. 03.00’teki minik homurtuları siz duyuyorsunuz, gün ışığında teninin tonunu siz görüyorsunuz, hareketlerini, huyunu en iyi siz tanıyorsunuz. Kısa muayenede kimsenin göremeyeceği ayrıntıları fark edebilmeniz çok doğal.
Eğer içinizden „Bir şeyler yolunda değil.“ duygusu geçiyor ve bu his bir türlü gitmiyorsa, bu başlı başına şu adımları atmak için yeterli bir sebeptir:
Abartmış olmazsınız, „evhamlı“ olmazsınız. Sadece ebeveynlik yapmış olursunuz.
Bu yazıyı telefona kaydedebilir, Sağlık Bakanlığı ve güvenilir hastanelerin yenidoğan sayfalarını yer imlerine ekleyebilirsiniz. Zamanla, hangi yenidoğan belirtilerinin masum bir ayrıntı, hangilerinin ise uyarı işareti olduğunu çok daha kolay ayırt etmeye başlayacaksınız. Bu özgüven yavaş yavaş gelişir.
O zamana kadar, çevrenizdeki sağlık profesyonellerinden destek almaktan çekinmeyin. Tam da bunun için oradalar.