İki aylık bir bebekle evden çıkmak, ilk zamanlarda küçük çaplı bir hazırlık gerektirir. Bezler, beslenme saati, değişken hava durumu ve tam kapıdan çıkarken bebeğin huzursuzlanma ihtimali... Yine de dışarı adım attığınızda bebekle yürüyüş, günün en keyifli ve sakin anlarından birine dönüşebilir. Siz ortam değiştirirsiniz, bebeğiniz hareketin ritmiyle uyuyakalabilir, evin dışındaki dünyayı yeniden fark edersiniz.
Bu dönemde amaç kilometrelerce yürümek ya da katı bir rutin oluşturmaktan çok uzaktır. Önemli olan, bebeğinizle güvenli ve rahat biçimde dışarı çıkmak, bunu ikinize de iyi geldiği ölçüde tekrarlamaktır.
İki aylık bir bebeğin hareketli etkinliklere ihtiyacı yoktur. Mahalle arasında kısa bir tur, parkta sakin bir yürüyüş ya da yakınlardaki bir kafeye gidip gelmek yeterli olabilir.
Aslında bebek için yürüyüş faydaları günlük hayatın içinde oldukça pratiktir.
Temiz hava, uzun süre evde kalınan günleri bölmeye yardımcı olur. Gün ışığı ise bebeğin gece-gündüz ritminin yavaş yavaş oluşmasını destekler. Bebekler doğduklarında gündüz ile gece arasındaki farkı henüz bilmez. Sabah ve öğleden sonra doğal ışık görmeleri, akşamları ise daha loş ve sakin bir ortamda bulunmaları biyolojik saatlerinin zamanla düzene girmesine katkı sağlayabilir.
Gün ışığı, bebeklerde D vitamini konusu açısından da sıkça gündeme gelir. Ancak burada dikkatli olmak gerekir. Altı aydan küçük bebeklerin, özellikle güneşin güçlü olduğu saatlerde doğrudan güneş altında kalmaması önerilir. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın uyguladığı D Vitamini Destek Programı kapsamında bebeklere genellikle 15. günden itibaren günlük 400 IU D vitamini desteği önerilir. Bebeğinizin ihtiyacı için aile hekiminiz veya çocuk doktorunuzun önerisini esas alın.
Bir de sizin iyi oluşunuz var. Uykusuz geçen bir gecenin ardından kısa bir yürüyüş, karanlık bir odada telefona bakmaktan çok daha toparlayıcı olabilir. Tempo yavaştır, kimseden büyük bir performans beklenmez. İsterseniz bir şeyler dinler, isterseniz sadece gökyüzüne bakarsınız.
Üstelik birçok bebek bundan gerçekten hoşlanır.
Bebek arabasının hafif sallantısı, uzaktan gelen trafik sesi, kuş sesleri ve değişen ışık bebeği sakinleştirebilir. Özellikle günün huzursuz saatlerinde kısa bir yürüyüş, bebeği yatıştırmanın en işe yarayan yollarından biri olabilir.
Ebeveynlerin sık sorduğu konulardan biri, yenidoğanla ne kadar dışarı çıkılabileceği ve 2 aylık bebek yürüyüş süresi için bir sınır olup olmadığıdır. Sağlıklı bir iki aylık bebek için kronometreyle takip edilmesi gereken kesin bir süre yoktur.
Havanın ılık ve keyifli olduğu günlerde 30-60 dakika iyi bir başlangıç olabilir. Bebeğiniz tok, rahat, uygun şekilde giyinmiş ve huzurla uyuyorsa yürüyüş biraz daha uzayabilir. Özellikle sırtı iyi desteklenen bir puset ya da portbebe içinde birçok bebek uzun süre uyuyabilir.
Temponuzu bebeğiniz belirlesin.
Şu durumlarda daha kısa bir yürüyüş tercih etmek iyi olabilir:
Yenidoğan döneminde ve ilk 2 aylık bebekle yürüyüş denemelerinde 10-15 dakika ile başlamak tamamen normaldir. Zamanla süreyi artırabilirsiniz. Bazı günler apartmanın önüne çıkıp birkaç sokak yürümek bile başarıdır. Bunu küçümsemeyin.
İlkbahar ve sonbahar, açık havada vakit geçirmek için çok uygun olabilir. Fakat bu mevsimlerin havası hızla değişir. Sabah güneşli başlayan bir gün öğle saatlerinde serinleyebilir, ılıman görünen hava keskin bir rüzgârla zorlayıcı hâle gelebilir.
İlkbaharda bebeklerde katmanlı giydirme yaklaşımı işinizi kolaylaştırır. Pamuklu bir zıbın, tulum, ince hırka veya polar ve bebek arabasında kullanılacak hafif bir örtü çoğu gün yeterli olur. Böylece uyuyan bebeği tamamen uyandırmadan bir katmanı çıkarabilir veya ekleyebilirsiniz.
Genel kural olarak bebeğe, sizin giydiğinizden bir ince kat fazla giydirilmesi önerilir. Ancak bunu değişmez bir kural gibi düşünmeyin. Siz yokuş çıkarken montunuzla terleyebilirsiniz, bebek ise pusette hareketsiz yatar.
Bebeğinizin elleri ve ayakları serin olabilir, bu tek başına üşüdüğü anlamına gelmez. Kontrol için göğsüne, ensesine veya sırtının üst kısmına dokunun.
Pusete uygun bir bebek arabası yağmurluk özellikle mevsim geçişlerinde hayat kurtarır. İlkbahar yağmurları çoğu zaman tam yürüyüşün ortasında başlar. Bu nedenle yağmurluğu sürekli sepet bölümünde bulundurmak iyi bir fikirdir.
Pusetinizin modeline uygun üretilmiş yağmurluğu kullanın ve yağmur bittiğinde hava dolaşımı için çıkarın. Yağmurdan ya da rüzgârdan korumak amacıyla bebek arabasının üzerine müslin örtü, battaniye veya mont sermeyin. Bu yöntem içerideki sıcaklığı yükseltebilir ve hava akışını azaltabilir.
Rüzgarlı havada bebek dışarı çıkarmak, sıcaklık derecesinden daha fazla dikkat gerektirebilir. Örneğin 12°C görünen bir gün, rüzgârla birlikte bebek için çok daha soğuk hissedilebilir. Çünkü bebek hareketsizdir ve vücut ısısını yetişkinler kadar iyi düzenleyemez.
Mümkünse korunaklı rotalar seçin. Ağaçlıklı sokaklar, çitlerle çevrili park yolları veya binaların arasında kalan güzergâhlar açık alanlara göre daha konforlu olabilir. Pusetin rüzgârlığını kullanın, gerekirse alt bedene hafif bir örtü ekleyin ve yürüyüş sırasında bebeğinizi düzenli olarak kontrol edin.
Yazın bebekle yürüyüş çok keyifli olabilir. Sabah erken saatlerde sokaklar daha sakindir, parklar ferah olur ve evden çıkmak kışa göre daha kolay gelir. Buradaki temel konu, bebeğin aşırı ısınmasını önlemek ve hassas cildini güneşten korumaktır.
Yürüyüş saatini günün sıcaklığına göre planlayın. UV ışınlarının genellikle en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşte kalmamaya çalışın.
Sabah erken saatler veya akşamüstü, dışarı çıkmak için daha uygun olur. Beslenme sonrasında uykuya eğilimli bebekler için de bu saatler çoğu zaman daha rahattır.
Güneşlik veya tente önemlidir, ancak pusetin içindeki havayı tamamen kesmemelidir. Ürünün kendi tentesini, pusete uygun sabitlenen bir şemsiyeyi ya da hava geçirgen UV korumalı bir güneşliği tercih edin. Bebeğinizin tente altında terlemediğini sık sık kontrol edin.
Altı aydan küçük bebekler doğrudan güneş altında tutulmamalıdır. Hassas ciltleri çok hızlı yanabilir. Bu yaş grubunda güneş koruyucu ürünler, ana korunma yöntemi olarak görülmemelidir. Gölge, uygun kıyafet ve doğru saat seçimi daha güvenli seçeneklerdir.
Bebek güneşlenme için uygun değildir. Bebeğinize açık renkli, bol ve nefes alan pamuklu kıyafetler giydirin. Geniş kenarlı, başında kalabilen bir şapka da faydalıdır. Gerçi iki aylık bebeklerin önemli bir kısmı şapkayı çıkarılacak bir oyuncak gibi görür.
Bebek arabasının üzerine ince bile olsa battaniye örtmeyin. Hava dolaşımı kesildiğinde arabanın içi kısa sürede tehlikeli ölçüde ısınabilir.
Sıcak havalarda bebekler daha sık emmek isteyebilir. Emziriyorsanız her zamanki düzende emzirmeye devam edin. Mama ile beslenen bebekler için yeterli miktarda hazırlanmış mama ya da güvenli biçimde mama hazırlamak için gerekli malzemeleri yanınıza alın.
Altı aydan küçük bebeklerin, doktor önermedikçe ek suya ihtiyacı olmaz. Anne sütü veya formül mama, sıvı ihtiyaçlarını karşılar.
Aşırı ısınma belirtilerine dikkat edin:
Böyle bir durumda gölge bir yere geçin, bir kat kıyafeti çıkarın, beslenme teklif edin ve bebeğiniz rahatlamıyorsa eve dönün. Ebeveynlik içgüdünüzü önemseyin, çoğu zaman size doğru sinyali verir.
Soğuk havada dışarı çıkmak ilk başta göz korkutabilir. Oysa koşullar uygunsa kışın bebekle yürüyüş hem mümkün hem de ferahlatıcıdır. Temiz ve sakin bir kış havası, evde bunaltıcı bir öğleden sonradan daha iyi gelebilir.
Puset yürüyüşlerinde ayak tulumu ya da sıcak tutan bir battaniye pratik bir çözümdür. Ev içi katmanların üzerine, hava sıcaklığına göre polar tulum, yünlü bir katman veya kalın dış giyim ekleyebilirsiniz.
Bedeni saran, yüz kısmını açık bırakan bir ayak tulumu; bebeğin çevresine çok sayıda gevşek battaniye koymaktan daha güvenlidir. Battaniye kullanıyorsanız alt bedene sıkıca yerleştirin ve omuz hizasının üzerine çıkarmayın.
Pusetin rüzgâr korumasını kullanabilirsiniz, ancak temiz havanın dolaşmasına da izin verin. Rüzgârı kesmek için pusetin tamamını battaniyeyle örtmekten kaçının. Bu hem görüşü hem de hava akışını engelleyebilir.
Bebeğinizin üşüyüp üşümediğini ellerine bakarak anlamaya çalışmayın. Bunun yerine göğsüne, karnına veya ensesine dokunun. Bebeğinizin teni ılık olmalı, terli ya da nemli olmamalıdır.
Terlemiş veya yapış yapış hissediliyorsa bir kat kıyafeti çıkarın. Göğüs bölgesi serin geliyorsa bir kat ekleyin.
Orta derecede soğuk havalarda iki aylık bir bebek için 20-30 dakikalık yürüyüşler çoğunlukla yeterlidir. Hava sıcaklığı -15°C ve altına düştüğünde dışarı çıkmamak daha güvenlidir. Çok düşük sıcaklık, rüzgâr ve bebeğin vücut ısısını henüz iyi düzenleyememesi bir araya geldiğinde dışarıda kalmanın faydası azalır.
Kaldırımlar buzluysa, yoğun kar yağışı varsa veya bebek arabasını güvenle süremiyorsanız yürüyüşü erteleyin. Ev içinde hareket etmek de bir seçenektir. AVM içinde kısa bir tur, bebek dostu bir kütüphane etkinliği ya da evde perdeleri açıp gün ışığından yararlanmak o gün için yeterli olabilir.
En iyi bebek çantası en büyük olan değildir. Parkın ortasında sürpriz bir bez değişimi gerektiğinde ihtiyacınız olanı içinde bulabildiğiniz çantadır.
Çoğu yürüyüş için şunları yanınıza almanız yeterli olur:
Kendiniz için de su ve küçük bir atıştırmalık alabilirsiniz. Yeni anneler çoğu zaman herkesin ihtiyacını hazırlar, sonra kahvaltıdan beri bir şey yemediğini fark eder.
Her iki seçenek de çok kullanışlı olabilir. En iyi tercih, havaya, yürüyüşün süresine ve bebeğinizin o günkü keyfine göre değişir.
Portbebe veya tam yatış pozisyonuna gelebilen bir puset, uzun yürüyüşler için genellikle daha uygundur. Bebeğiniz düz yatabilir, rahatça uyuyabilir; çantanız, yağmurluk ve kendi kahveniz için de yeriniz olur.
Yenidoğan döneminde puset kullanırken, bebeğinizin yaşına uygun tam yatış sağlayan portbebe ya da üreticinin yenidoğan için onayladığı oturma ünitesinde bulunduğundan emin olun. Uyku alanında yüzünü örtebilecek kalın örtüler, gevşek oyuncaklar veya fazla yatak malzemesi bulundurmayın.
Kanguru, kısa mesafeler, okul servisi telaşı ya da pusete konduğu anda itiraz eden bebekler için harika olabilir. Kışın bir avantajı daha vardır: Vücut ısınız bebeğinizi sıcak tutmaya yardımcı olur.
Bebeğin bacaklarını ve sırtını ergonomik biçimde destekleyen bir taşıyıcı kullanın. Yüzü her zaman görünür olmalı, çenesi göğsüne değmemeli ve solunum yolu açık kalmalıdır. Güvenli taşıma için T.I.C.K.S. kurallarını aklınızda tutabilirsiniz:
Taşıyıcıda siz ve bebeğiniz birbirinizi ısıtırsınız. Bu nedenle pusette giydireceğinizden daha az katman kullanın ve bebeğinizin ensesini düzenli olarak kontrol edin.
Bebeğiniz yatağında 20 dakika uyuyup pusette uzun süre uyuyorsa, bunu sadece siz yaşamıyorsunuz. Hareketin ritmi, düzenli çevre sesleri ve pusetin sarıp sarmalayan yapısı birçok bebeğin dışarıda daha kolay uykuya dalmasını sağlar.
Bebeğinizin uyumasına yardımcı olmak için yürüyüşe çıkmaktan suçluluk duymayın. Özellikle ilk haftaların düzensizliğinde bu, oldukça işe yarayan bir yöntemdir.
Bazı ebeveynler beslenme ve bez değişiminden hemen sonra dışarı çıkar. Bazıları ise bebek gözlerini ovuşturmaya veya huzursuzlanmaya başladığında yürüyüşe başlar. Zamanla kendi bebeğinizin düzenini fark edersiniz. Belki sabah saatlerindeki sokak hareketliliğini sever, belki her gün ikindi vakti pusette derin uykuya dalar. İşe yarayan düzeni takip edin.
En kullanışlı bebekle dışarı çıkma ipuçları aslında oldukça basittir: Hava durumunu kontrol edin, temel ihtiyaçları yanınıza alın, bebeğinizi mevsime uygun giydirin ve planların değişebileceğini kabul edin. Beş dakika süren bir yürüyüş de yürüyüştür.
Siz bebeğinizi tanırsınız, bebeğiniz de dünyayı tanımaya başlar. Bir kaldırım, bir puset uykusu ve bir nefes temiz hava ile.