Bebeğim Neden Ağlıyor? Yeni Doğan Ağlama Dönemi, PURPLE ve Sakinleştirme Yöntemleri

Bebek Neden Ağlar? Yeni Doğan Ağlama Dönemi Rehberi

Gece saat 02.00. Bebeğinizi yine emzirdiniz ya da biberonla beslediniz, altını değiştirdiniz, gazını çıkardınız, kucağınızda gezdirdiniz. Buna rağmen ağlama sürüyorsa insanın aklından ister istemez şu soru geçiyor: “Bebeğim neden ağlıyor?” Hatta gözden kaçırdığınız çok basit bir şey varmış gibi hissedebilirsiniz.

Yalnız değilsiniz. Başarısız bir ebeveyn değilsiniz. Bebeğinizi kucağa alıştırmış da değilsiniz. Çoğu zaman yanlış yaptığınız bir şey yoktur.

Yeni doğan ağlama dönemi çok yorucu olabilir. Aynı ağlama tekrar tekrar yaşanabilir, özellikle akşam saatleri bitmek bilmeyebilir. Yine de bunun arkasında çoğu bebekte görülen, gelişimsel olarak normal bir süreç vardır. İlk haftalar birçok aile için en zor dönemdir, fakat bu yoğunluk kalıcı değildir.

Normal yeni doğan ağlama düzeni

Birçok bebek, doğumdan sonraki ilk haftalarda giderek daha fazla ağlar. Yeni ebeveynler için bu durum şaşırtıcı olabilir. Doğumdan hemen sonra en huzursuz dönemin yaşanacağını, sonra her gün biraz daha sakinleşeceğini düşünmek doğaldır. Ancak çoğunlukla süreç bunun tersidir.

Normal bir yeni doğan ağlama düzeni genellikle şöyledir:

  • Doğumdan sonraki ilk günlerde ağlama daha sınırlıdır.
  • İlk haftalarda bebek ağlaması kademeli biçimde artar.
  • Bebek ağlaması zirvesi çoğunlukla 6. haftada görülür, özellikle 6-8 hafta bebek ağlama dönemi belirgin olabilir.
  • Bu dönemde bazı bebekler günde ortalama 2-3 saat ağlayabilir veya huzursuzlanabilir.
  • Sonrasında ağlama süresi ve şiddeti yavaş yavaş azalmaya başlar.
  • Yaklaşık 3-4 ay civarında çoğu bebek daha kolay sakinleşir ve belirgin biçimde daha az ağlar.

Peki, yeni doğan ne kadar ağlar? Bunun tek bir cevabı yoktur. Bir bebek gün içinde toplam 45 dakika ağlarken başka bir bebekte birkaç uzun huzursuzluk atağı görülebilir. Ortalama süreler her bebeğin aynı takvimi izleyeceği anlamına gelmez. Ancak ilk haftalarda uzun süre ağlayan bebek her zaman tıbbi bir sorun yaşıyor demek değildir.

Bu bilgiyi duymak, uykusuz bir gecenin ortasında çok rahatlatıcı gelmeyebilir. Üç saat, özellikle çayınızı bile sıcak içemediğiniz günlerde oldukça uzun bir süredir. Yine de genel eğri önemlidir: Ağlama artar, zirve yapar ve ardından azalır.

Bebek ağlaması ne zaman azalır?

Kısa cevap şu: Genellikle şu an hissettiğinizden daha erken.

Birçok ebeveyn, ilk belirgin rahatlamayı bebeği 10-12 haftalıkken fark eder. Akşam krizleri daha kısa sürebilir. Bebeğiniz yüzünüze sakince bakarak daha uzun zaman geçirebilir, oyun minderinde keyifle kıpırdanabilir. Onu sakinleştirmek hâlâ emek isteyebilir ama artık imkânsız görünmez.

Çoğu bebekte 3-4 ay bebek ağlaması döneminde, ilk haftalardaki yoğun ve açıklaması zor ağlama nöbetleri büyük ölçüde geride kalır. Elbette bebekler tamamen ağlamayı bırakmaz. Acıktıklarında, yorulduklarında, fazla uyarıldıklarında ya da kucaktan yatağa bırakılmaktan hoşlanmadıklarında yine ağlarlar. Değişen şey ağlamanın süresi, yoğunluğu ve sizin ihtiyaçlarını daha kolay anlayabilmenizdir.

Bu nedenle “Bebeğim ne zaman ağlamayı bırakacak?” sorusunun tek bir tarihi yoktur. Ağlamak, bebeğinizin ilk iletişim yoludur. Zamanla hem ağlama miktarı azalır hem de hangi ağlamanın ne anlama geldiğini ayırt etmek kolaylaşır.

PURPLE ağlama dönemi nedir?

Bazı çocuk sağlığı kaynaklarında PURPLE Crying nedir sorusuyla karşılaşabilirsiniz. PURPLE ağlama dönemi, bebeklerin hayatının ilk aylarında görülebilen yoğun, tahmin edilmesi zor ve ebeveynler için zorlayıcı ağlama evresini anlatmak için kullanılan bir kavramdır.

Adındaki “purple” sözcüğü, bebeğin ağlarken morarması anlamına gelmez. İngilizce kelimelerin baş harflerinden oluşan bir tanımlamadır:

  • P - Peak of crying, ağlamanın zirvesi: Ağlama haftalar içinde artar ve çoğu zaman 6-8. haftalarda en yoğun seviyeye ulaşır.
  • U - Unexpected, beklenmedik zamanlama: Ağlama bazen belirgin bir sebep olmadan başlayıp bitebilir.
  • R - Resists soothing, sakinleşmeye direnç: Her şeyi doğru yaptığınızı düşünseniz bile alışılmış yöntemler işe yaramayabilir.
  • P - Pain-like face, ağrı varmış gibi görünen yüz ifadesi: Bebek fiziksel olarak iyi olduğu hâlde yüzü kızarabilir, yumruklarını sıkabilir, bacaklarını karnına çekebilir ve ağrısı varmış gibi görünebilir.
  • L - Long-lasting, uzun sürme: Bazı ağlama nöbetleri uzun sürebilir.
  • E - Evening clustering, akşam saatlerinde yoğunlaşma: Ağlama çoğu kez günün sonuna doğru kümelenir.

Bu tablo, çoğu durumda normal gelişimsel bir davranıştır. Bebeğinizin sizden mutsuz olduğu, sütünüzün yetersiz kaldığı ya da onu fazla kucağa aldığınız için bir sorun oluştuğu anlamına gelmez.

Bu tanımın en rahatlatıcı yanı şudur: Her şeyi denediğiniz hâlde ağlamanın sürmesinin bir adı vardır. Besleme, gaz çıkarma, alt değiştirme, sallama, ninni söyleme, evde dolaşma... Sonra hepsini tekrar etme. Bazen yine de bebek ağlar.

Her ağlamanın hemen çözülebilen tek bir nedeni olmayabilir. Bunu kabul etmek zor olsa da suçlusu siz değilsiniz.

Kolik mi, normal bebek ağlaması mı?

Kolik kelimesi genellikle özellikle akşam saatlerinde uzun süre ağlayan bebekler için kullanılır. Klasik tanıma göre kolik, başka açıdan sağlıklı görünen bir bebekte, en az üç hafta boyunca haftada en az üç gün ve günde üç saatten fazla ağlama olarak tarif edilir.

Gerçek hayatta kolik ile normal bebek ağlaması arasındaki sınır her zaman net değildir. Kolik denilen bebeklerin önemli bir kısmı, aslında normal ağlama eğrisinin daha yoğun tarafını yaşıyor olabilir.

Kolik, bebeğin huysuz ya da zor bir karaktere sahip olduğu anlamına gelmez. Ayrıca tek başına, ne yapılması gerektiğini gösteren kesin bir tanı da değildir. Tek bir kanıtlanmış nedeni yoktur. Bazı bebeklerde gaz, sindirim hassasiyeti veya bağırsakla ilgili rahatsızlıklar rol oynayabilir. Ancak ağlama, beyin ve sinir sisteminin olgunlaşmasıyla da yakından ilişkilidir.

Bebeğiniz iyi besleniyor, kilo alıyor, yeterince ıslak bez çıkarıyor ve ağlama nöbetleri arasında genel durumu iyi görünüyorsa, yoğun ağlama dönemi bunun açıklaması olabilir. Yine de içiniz rahat etmiyorsa bunu ciddiye alın. Bebeğinizi en yakından siz tanırsınız.

Akşamları bebek ağlıyor, bu neden bu kadar sık görülür?

Birçok aile için ikindi saatleri yaklaştığında kaygı başlar. Sabah saatlerinde oldukça sakin görünen bebek, saat 17.00’den sonra hiçbir şekilde yatışmıyor gibi görünebilir. Halk arasında buna bazen “akşam huysuzluğu” denir. Ancak bu dönem bir saatle sınırlı kalmayıp birkaç saat sürebilir.

Akşamları bebek ağlıyor olmasının birkaç olası açıklaması vardır:

  • Duyusal yüklenme: Yeni doğanın beyni gün boyunca sesleri, ışıkları, yüzleri, dokunmaları ve hareketleri işlemeye çalışır. Akşama doğru bu uyaranlar fazla gelebilir.
  • Yorgunluk: Bebekler çok hızlı yorulabilir. Aşırı yorulan bir bebeğin uykuya geçmesi ve sakinleşmesi daha da zorlaşır.
  • Günlük biyolojik ritimler: Kortizol ve diğer biyolojik ritimlerdeki değişimlerin etkili olabileceği düşünülür, ancak bu konu tamamen açıklığa kavuşmuş değildir.
  • Akşam beslenme düzeni: Anne sütü alan bebekler akşam saatlerinde daha sık emmek isteyebilir. Kümelenmiş emzirme normaldir ve çoğu zaman sütünüzün yetmediği anlamına gelmez.

Her bebek için tek bir açıklama geçerli değildir. Bebek ağlaması saatleri özellikle akşamda yoğunlaşıyorsa, bu durum çoğu kez henüz olgunlaşmamış olan düzenleme becerilerinin doğal bir yansıması olabilir.

Mümkünse günün bu bölümündeki beklentileri azaltın. Işıkları loş tutun, misafirleri kısa tutun, pratik bir akşam yemeği planlayın. Çamaşırlar bir gün daha bekleyebilir. Birkaç hafta boyunca evde “idare etme modu”nda olmak son derece normaldir.

Bilimsel açıdan: Bebeğinizin sinir sistemi hâlâ öğreniyor

Ağlamak, bebeğin ilk iletişim araçlarından biridir. Aynı zamanda sinir sisteminin olgunlaşma sürecinin bir parçasıdır.

Yeni doğan bir bebek, daha büyük çocuklar gibi duygularını veya bedensel durumunu kendi başına düzenleyemez. Rahatsız olduğunda pozisyon değiştiremez, sevdiği bir nesneye uzanamaz, derin nefes alıp sakinleşemez ya da bu hissin birazdan geçeceğini bilemez. Onun için her şey çok yoğundur. Açlık çok büyük gelir. Yorgunluk çok büyük gelir. Gürültülü bir oda da öyle.

Beyin geliştikçe bebekler kendilerini düzenleme konusunda yavaş yavaş ilerler. Uyku ve uyanıklık ritimleri daha düzenli hâle gelir. Sindirim sistemi çoğu bebekte zamanla rahatlar. Uyaranlarla baş etme becerileri artar ve ebeveynlerini sakinleşmek için güvenli bir dayanak olarak daha iyi kullanmaya başlarlar.

Bebek ağlamasının zamanla azalmasının önemli nedeni budur. Elbette kundak, beyaz gürültü, emzirme veya hafif sallama bazı bebeklerde işe yarayabilir. Ancak asıl değişimin büyük bölümü gelişimseldir. Bebeğiniz büyürken bu becerileri de öğrenir.

Araştırmalara göre yeni doğanlar ne kadar ağlar?

Farklı ülkelerde yapılan bebek ağlaması araştırmaları benzer bir genel eğri gösterir: Ağlama doğumdan sonra artar, ilk iki ay içinde en yüksek düzeye çıkar ve ardından azalır. Araştırmalarda ağlama ile huzursuzluk hâli farklı biçimlerde ölçülebildiği için ortalama süreler değişebilir.

En rahatlatıcı bulgu, gidişatın yönüdür. Bebeklerin büyük bölümünde 10-12. haftalar arasında belirgin bir iyileşme görülür.

Bu, 12. hafta gelir gelmez her zor akşamın bir gecede sona ereceği anlamına gelmez. İlerleme dalgalı olabilir. İki sakin günün ardından yine zor bir gün yaşanabilir. Ancak tek tek gecelere bakmak yerine iki-üç haftalık genel tabloyu değerlendirdiğinizde değişim daha görünür olur.

Ağlamanın yoğun olduğu haftalarda bebek nasıl sakinleştirilir?

Her ağlamayı hemen çözmek zorunda değilsiniz. Bazen amaç, bebeğinize eşlik etmek ve önünüzdeki on dakikayı güvenli biçimde geçirmektir.

Bebek nasıl sakinleştirilir sorusuna herkese uyan tek bir cevap yoktur. Yine de şu yöntemler işe yarayabilir:

  • Bebeğiniz açlık belirtileri gösteriyorsa besleyin. Özellikle anne sütü alan bebeklerde akşam saatlerinde sık emme isteği normaldir.
  • Bebeğinizi yakın tutun. İkiniz için de uygunsa ten tene temas deneyin.
  • Ritmik hareketlerden yararlanın. Bebek arabasıyla kısa bir yürüyüş, kanguru ya da taşıyıcıyla dolaşmak, hafifçe sallamak veya odada yavaşça yürümek yardımcı olabilir.
  • Sürekli ve yumuşak sesler deneyin. “Şşş” sesi, akan su sesi ya da düşük sesli beyaz gürültü bazı bebekleri rahatlatır.
  • Ortam değiştirin. Temiz hava için balkona çıkmak, açık pencerenin yanında durmak veya kısa bir mahalle turu yapmak bazen fark yaratır.
  • Temel ihtiyaçları tekrar kontrol edin: Bez, ortam sıcaklığı, kıyafetlerin sıkılığı, gaz, açlık ve uyku ihtiyacı.
  • Akşam saatlerinde uyaranları azaltın. Parlak ışıkları kısın, bebeği sürekli elden ele dolaştırmamaya çalışın.

Bazı bebekler yalnızca kucakta rahatlar. Bazıları hareket ister. Bir bebek taşıyıcıda huzur bulurken bir diğeri dışarı çıkana kadar itiraz edebilir. Denemek, gözlemlemek ve kendi bebeğinizin işaretlerini öğrenmek en doğru yoldur.

Sizin de desteğe ihtiyacınız var

Sürekli ağlayan bir bebek, en sabırlı ebeveyni bile zorlayabilir. Öfkeli, panik hâlinde, ağlamaklı ya da tamamen tükenmiş hissetmeniz sizi kötü bir anne ya da baba yapmaz. Bu duygular, desteğe ihtiyaç duyduğunuzu gösterir.

Tükenme noktasına gelmeden önce bir plan yapmaya çalışın:

  1. Eşiniz, bir aile üyesi veya güvendiğiniz bir yakınınızla sırayla ilgilenin. Kesintisiz geçen 30 dakika bile sinir sisteminizi toparlamanıza yardım edebilir.
  2. Birini arayın. Yakın bir arkadaş, aile hekiminiz, çocuk doktorunuz ya da bulunduğunuz yerdeki ebeveyn destek grupları zor günlerde çok kıymetli olabilir.
  3. Bebeğinizi güvenle tutarken sesi azaltan kulak tıkacı kullanabilirsiniz. Bebeğinizin sesini duymaya devam ederken sesin keskin etkisini hafifletebilirsiniz.
  4. Bunaldığınızı hissederseniz bebeğinizi güvenli şekilde beşiğine veya yatağına bırakıp kısa süreliğine uzaklaşın. Birkaç derin nefes alın, su için, diğer odaya geçip bir dakika durun.
  5. Bebeği asla sarsmayın. Kendi duygularınızdan korkacak kadar zorlandığınızı hissediyorsanız bebeğinizi güvenli bir yere bırakın ve hemen yardım isteyin.

Bebeğinizde acil bir durum olduğunu düşünüyorsanız Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezini arayın. Nefes alma güçlüğü, dudaklarda morarma veya grileşme, tepki vermeme, belirgin gevşeklik, nöbet geçirme gibi durumlarda vakit kaybetmeden acil yardım alın.

Bebek ağlaması için ne zaman tıbbi destek alınmalı?

Yeni doğan bebek ağlaması çoğu zaman normaldir. Ancak ağlama size alışılmadık geliyorsa veya içiniz rahat etmiyorsa aile hekiminize, çocuk doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

Özellikle şu durumlarda gecikmeden tıbbi değerlendirme alın:

  • Bebeğiniz 3 aylıktan küçükse ve ateşi 38°C veya üzerindeyse
  • Nefes almakta zorlanıyorsa, dudakları mavi ya da gri görünüyorsa veya olağan dışı derecede gevşekse
  • Tekrarlayan fışkırır tarzda kusma varsa, kusmuk yeşil renkteyse ya da kusmukta veya dışkıda kan görülüyorsa
  • Beslenmesi belirgin şekilde azaldıysa veya ıslak bez sayısı gözle görülür biçimde düştüyse
  • Tiz, güçsüz ya da alışılmadık bir ağlama sesi varsa
  • Karnında şişlik, döküntü, yaralanma bulgusu veya açıklanamayan morluk varsa
  • Ağlaması birdenbire her zamankinden çok daha şiddetli hâle geldiyse

Birisi buna kolik dese bile endişenizi ertelemek zorunda değilsiniz. Rahatlatılmaya olduğu kadar dinlenmeye ve gerektiğinde muayene edilmeye de hakkınız var.

Sadece zor günü değil, genel değişimi takip edin

Zor bir haftanın içindeyken hiçbir şey düzelmiyor gibi hissedebilirsiniz. Erby uygulaması üzerinden beslenme, uyku ve bebek ağlaması kayıtlarını tutmak daha geniş bir tablo görmenize yardımcı olabilir. Ağlamanın ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü, neler denediğinizi ve akşam saatleri, beslenme ya da uykularla bir bağlantısı olup olmadığını not edin.

İki-üç hafta sonra, o an fark etmediğiniz küçük değişiklikleri görebilirsiniz: Ağlama daha geç başlıyor olabilir, en uzun ağlama süresi kısalmış olabilir ya da gün içinde daha fazla sakin zaman oluşmuş olabilir. “Bebek ağlaması ne zaman azalır?” diye düşünürken bu kayıtlar gerçekten rahatlatıcı olabilir.

Bebeğiniz size geçmeniz gereken bir sınav vermiyor. Yeni ve henüz olgunlaşmamış sinir sistemiyle zor bir an yaşıyor. Siz de o süreçte onun güvenli limanısınız.

Bu dönem geçici. Bebeğiniz daha az ağlayacak. Siz her zaman bu kadar yorgun hissetmeyeceksiniz. Ve düşündüğünüzden çok daha iyi gidiyorsunuz.


Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve doktorunuzun, çocuk doktorunuzun veya başka bir sağlık uzmanının tavsiyesinin yerine geçmemelidir. Herhangi bir sorunuz veya endişeniz varsa bir sağlık uzmanına danışmalısınız.
Erby uygulamasının geliştiricileri olarak, yalnızca genel bilgilendirme amaçlı sunulan ve kişisel tıbbi tavsiye yerine geçmeyen bu bilgiler temelinde aldığınız kararlardan sorumlu değiliz.

Erby — Yenidoğanlar ve emziren anneler için bebek takipçisi

Emzirme, süt sağma, uyku, bez ve gelişim aşamalarını takip edin.
Erby

Erby

Emzirme, süt sağma, uyku, bez ve gelişim aşamalarını takip edin.