Kucağınıza alıp emzirdiniz ya da biberonla doyurdunuz, tam rahatladınız derken… yeniden başlayan, yüzü kıpkırmızı yapan, bazen sırtını kasıp bacaklarını karnına çeken bir ağlama krizi. Altı temiz, üşümüyor, daha az önce süt içti. Peki o zaman, beslenme sonrası ağlama neden olur?
Gecenin ikisinde „Bebeğim süt içtikten sonra ağlıyor, ne yapacağım?“ diye düşünüyorsanız yalnız değilsiniz. Türkiye’de de pek çok yeni anne baba ilk aylarda aynı soruyu soruyor. İyi haber şu ki, beslenme sonrası bebek ağlaması genellikle birkaç çok sık görülen nedene dayanıyor ve bunları adım adım eleyerek çözüm aramak mümkün.
Bunu Google’da panik dolu bir arama turu yerine, sakin ve pratik bir kontrol listesi gibi düşünebilirsiniz.
Bebeğiniz emzirme ya da biberon sonrası ağladığında, şu sırayla düşünmek işe yarar:
Mutlaka kesin tanı koymak zorunda değilsiniz. Sadece bu olasılıkları teker teker deneyerek elemek bile çok şey anlatır.
Bebek gazı, küçücük bir bedende oldukça can yakıcı olabilir. Beslenirken yutulan hava çıkamazsa karın gerilir, bebek gaz sancısı yaşar ve bunu ağlayarak belli eder.
Şunlara dikkat edin:
Bazı bebekler diğerlerine göre daha fazla hava yutar. Çok hızlı emen bebekler, memeye tam oturmayan emme (kötü kavrama), beslenme sırasında ağlama, çok hızlı akan biberon ucu gibi durumlar yutulan havayı artırır.
Birçok aile „Geğirtin.“ cümlesini duyuyor ama nasıl yapılacağını kimse adım adım göstermiyor. „Bebeği nasıl geğirtilir?“ sorusunun tek bir doğru cevabı yok, birkaç pozisyon deneyip bebeğinizin en rahat ettiği şekli bulabilirsiniz:
Omuz üstü geğirtme
Kucakta oturma pozisyonu
Kucağınızda yüzüstü yatırma
Bazı bebekler birkaç saniyede geğirir, bazılarında 3-5 dakika gerekebilir. 5 dakika uğraşıp ses gelmiyorsa ve bebek de rahatsa, geğirmemiş olması genellikle sorun değildir.
Bebeğiniz emzirme veya biberon sonrası ağlıyorsa şunları deneyin:
Bu küçük molalar, hava baloncuğu çok büyümeden yol üstünde çıkarılmasına yardımcı olur.
Bebek gaz sancısı sürüyorsa ve hâlâ rahatsız görünüyorsa:
Bisiklet bacak hareketi
Bebeği sırtüstü yatırın, bacaklarını dizlerinden büküp yumuşakça „bisiklet“ çevirir gibi hareket ettirin. Bu, bağırsaklardaki havanın ilerlemesine yardım eder.
Bebek karın masajı nasıl yapılır?
Ellerinizi ısıtın, biraz bebek yağı ya da uygun bir krem alın. Göbek çevresine saat yönünde (bağırsakların ilerleme yönü) küçük daireler çizerek, bastırmadan yumuşak masaj yapın.
Kısa süreli karın üstü zaman (tummy time)
Uyanıkken ve yanında dururken bebeği kısa süreliğine yüzüstü yatırmak, sırt baskısını azaltıp gazın hareket etmesine yardımcı olabilir. Yalnız bunu tam doymuşken değil, kusturmayacak bir zamanda yapmak daha iyi olur.
Bu tür basit gaz giderme yöntemleri işe yarıyorsa, büyük ihtimalle beslenme sonrası ağlamanın ana nedeni gazdır.
Yeni doğan bir bebeğin midesi çok küçüktür. İlk günlerde neredeyse bir kiraz büyüklüğündedir. İlk haftaların sonunda bile ancak küçük bir yumurta kadar.
Emziren bebekler çoğu zaman kendini ayarlayarak yeterli miktarda emer. Ancak biberonla beslemede aşırı beslenme çok daha kolay olur çünkü:
Şu durumlar tipik olarak görülebilir:
Biberondan süt taşarcasına akıyor, bebeğiniz „şişmiş“ ve huzursuz görünüyorsa aşırı beslenme akla gelir.
„Paced feeding“ denilen yavaşlatılmış biberonla besleme yöntemi, bebeğin kendi tokluk sinyallerini daha iyi fark etmesine yardımcı olur, emzirmeye daha yakın bir ritim oluşturur. Bebeğim süt içtikten sonra ağlıyor diyorsanız özellikle işe yarayabilir.
Şöyle deneyin:
Özellikle ilk aylarda, az az ama sık beslemek çoğu zaman bebeği büyük öğünlerle tıka basa doyurmaktan daha rahat olur, reflü eğilimi olan bebeklerde de daha konforludur.
Bazı bebeklerde gastroözofageal reflü, kısaca bebek reflüsü görülür. Mide içeriği ve asit, yemek borusuna geri kaçar. Bu da yakıcı bir his yaratıp beslenme sonrası ağlamaya neden olabilir.
İlk aylarda hafif reflü oldukça yaygındır, bebek büyüdükçe, oturmaya ve daha dik durmaya başladıkça çoğu bebekte belirgin şekilde azalır.
Şunlar reflü düşündürebilir:
Tek başına az miktarda kusma, her zaman sorun anlamına gelmez. Pek çok bebek „mutlu kusucu“dur; sık kusar ama keyfi yerindedir. Önemli olan, kusmanın yanına huzursuzluk, kilo alamama ya da sürekli ağrı hali eklenip eklenmediğidir.
Reflüden şüpheleniyorsanız:
Besleme sonrası 20-30 dakika dik pozisyonda tutun
Bebeği omzunuzda ya da kucakta, mümkün olduğunca dik şekilde tutun. Bu süre içinde zıplatma ya da sert sallama hareketlerinden kaçının.
Daha az miktarda ama daha sık besleyin
Mideyi çok doldurmak, içeriğin yukarı kaçmasını kolaylaştırır. Daha küçük porsiyonlar genellikle daha iyi tolere edilir.
Beslenme pozisyonunu gözden geçirin
Beslerken bebeğin başı kalçasından biraz daha yüksekte olsun. Yatık ve tam düz pozisyonlarda reflü şikayetleri artabilir.
Sık sık geğirtin
Midede biriken hava da içeriği yukarı itebilir. Bu nedenle reflü şüphesinde gaz çıkarmaya ekstra özen gösterin.
Aile hekiminize, çocuk sağlığı izlem polikliniğine ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurun, özellikle de:
Doktorunuz, gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) ya da başka bir sorun olup olmadığını değerlendirebilir ve gerekirse tedavi önerebilir.
Bazen bebek, beslenme sonrası ağlar çünkü hâlâ aç olduğu için değil, sadece emmekten hoşlandığı için. Emme, bebekler için sadece beslenme anlamına gelmez, aynı zamanda sakinleşme, rahatlama ve güven hissi kaynağıdır.
Sindirime yardımcı olur, sinir sistemlerini düzenler, annesinin ya da bakım verenin yanında olduğunu hissettirir.
Şunlar dikkat çekebilir:
Emzirme süresi çok uzunsa, ancak kilo alımı iyi, ıslak ve kirli bez sayısı yeterliyse, sürenin bir kısmı büyük olasılıkla beslenme değil, rahatlama emmesidir.
Memede sakinleşmeye izin vermek
Emziriyorsanız ve sizin için de uygunsa, özellikle akşam saatlerinde bebeğin memede rahatlama emmesi yapmasına izin vermek, hem süt üretimini destekler hem de onu sakinleştirir.
Emzik kullanımı
Türkiye’de de pek çok aile emzikten faydalanıyor. Genelde emziren annelerde, ilk haftalarda emzirme iyice oturmadan, emzik önermek yerine önce memeye alıştırmak önerilir (yaklaşık 3-4 hafta).
Sonrasında, karnı tok olduğu halde emmek isteyen bir bebek için emzik işlevsel bir yardımcı olabilir.
Bebeğiniz beslenme sonrası ağlıyor ama tekrar süt vermeden sadece emmeye izin verdiğinizde kısa sürede sakinleşiyorsa, sorun büyük ihtimalle açlık değil, rahatlama ihtiyacıdır.
Emzirirken süt içeriği, emzirme boyunca değişir:
Bebek memeler arasında çok sık değiştirilirse, yani bir memeyi tam boşaltmadan diğerine geçerse, çoğunlukla ön süt alıp yeterince son süt alamayabilir. Bu da bazı bebeklerde daha fazla gaz, karın gurultusu, sık kaka ve rahatsızlığa yol açabilir.
Burada önemli olan saniye saymak değil, „Bir memeyi gerçekten bitirdi mi?“ sorusuna bakmak.
Eğer emzirmeyle ilgili kafanız karışıksa, bebeğiniz çok huzursuzsa veya süt üretiminiz hakkında endişeniz varsa, bulunduğunuz ildeki emzirme danışmanlığı hizmetlerinden, aile sağlığı merkezinizden ya da bebek beslenmesi konusunda deneyimli bir sağlık profesyonelinden destek isteyebilirsiniz.
İnternette okuyunca „Her bebekte varmış gibi“ görünse de, anne sütünden geçen besin hassasiyetleri aslında sanıldığı kadar sık değildir. Yine de bazen karşımıza çıkar. En sık suçlanan gıda, inek sütü proteinidir.
Bu tür hassasiyetler, geçici gazdan biraz farklıdır, genellikle daha uzun süre devam eden ve birden fazla belirtiyle seyreden bir tablo oluşturur.
Şunlardan birkaçını bir arada görüyorsanız, aile hekiminiz ya da çocuk doktorunuzla görüşmeniz iyi olur:
Bu bulgular inek sütü proteini alerjisine işaret edebilir, ama her zaman tek neden bu değildir, mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir.
Kendi kendinize katı diyetlere girmek yerine, uzman desteği alın. Yapılabilecekler:
Biberonla besliyorsanız, doktorunuz inek sütü proteini alerjisi şüphesi varsa özel içerikli bir mama önerebilir.
Doğru tanı konduğunda ve uygun mama ya da beslenme düzeni bulunduğunda, bu bebeklerin çoğu gayet iyi seyreder ve rahatlar.
„Bebeğim beslenmeden sonra ağlıyor, neden?“ diye düşünüp, ağlamanın özellikle günün belli saatlerinde tekrar ettiğini fark ediyorsanız, sorun her zaman sadece beslenme olmayabilir. O zaman akla kolik gelir.
Kolik genellikle şu ölçütle tarif edilir:
ve altta yatan belirgin bir sağlık sorunu olmayan, kilosu normal artan bebekte görülmesi.
Aileler genelde şöyle anlatır:
Beslenmeyle ilgili ayarlamalar ve gaz çıkarma teknikleri bazen şikayetleri hafifletir, ama kolik genellikle kendi ritmi olan bir süreçtir.
Kolikten şüpheleniyorsanız:
Koliğin en can sıkıcı yanı çoğu zaman net bir nedeni olmaması, sevindirici yanı ise çoğunlukla 3-4. ay civarında belirgin şekilde azalmasıdır.
Beslenme sonrası bebek ağlaması çoğu zaman gaz, hafif reflü ya da beslenme şeklinden kaynaklanan, evde kontrol edilebilir durumlardır. Ancak bazı işaretler acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
Acil servis ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurun, 112’yi aramaktan çekinmeyin, özellikle de:
İçgüdülerinize güvenin. Bebeğinizi en iyi tanıyan sizsiniz.
„Bebeğim ağlıyor, özellikle de beslenme sonrası ne yapacağımı bilmiyorum.“ dediğinizde, adım adım şöyle ilerleyebilirsiniz:
Önce gazı kontrol edin
Besleme sırasında ve sonrasında geğirtmeyi deneyin. Farklı geğirtme pozisyonlarını kullanın, gerekirse bisiklet bacak hareketi ve hafif karın masajı ekleyin.
Miktarı gözden geçirin
Bebeğin çok sık ve çok kusması, beslenme sonrası karnın taş gibi sert olması bebeği rahatsız ediyorsa, bebekte aşırı beslenme belirtileri olabilir. Özellikle biberonla beslemede yavaşlatılmış besleme ve daha küçük ama sık öğünlere geçmeyi düşünün.
Reflü işaretlerine bakın
Beslenme sonrası sırtını kasma, düz yatınca huzursuzluk, sık ve bol kusma varsa, bebek reflü olasılığını değerlendirin. Beslenme sonrası 20-30 dakika dik tutmayı ve sık geğirtmeyi deneyin, belirtiler şiddetliyse doktora başvurun.
Rahatlama emmesini düşünün
Bebek, tok olduğu halde sadece emzikle ya da memeyle çok hızlı sakinleşiyorsa, ihtiyacı süt değil, emme ve yakınlık olabilir.
Emzirme düzenine bakın
Emziriyorsanız bir memeyi gerçekten bitirmesine izin verin, çok sık taraf değiştirmemeye çalışın. Böylece ön süt / son süt dengesi daha sağlıklı olur.
Genel tabloyu değerlendirin
Uzun süredir devam eden şikayetler, kaka da kan, inatçı egzama, güçlü aile alerji öyküsü varsa, besin hassasiyeti açısından mutlaka doktorla görüşün.
Ağlamanın saatlerine dikkat edin
Beslenmeden bağımsız gibi duran ve her gün benzer saatlerde başlayan uzun ağlama dönemleri, kolik olasılığını akla getirir. Bu durumu da doktorunuzla paylaşın.
Hiç kimse bebeğini her seferinde „mükemmel“ okuyamaz. Böyle bir zorunluluk da yok. Zamanla, bebeğinizin verdiği küçük ipuçlarını daha rahat fark edeceksiniz.
Ve şu an gecenin bir yarısı size çok uzun gelen o beslenme sonrası ağlama krizleri, sandığınızdan daha erken, geride kalacak.