Yenidoğan Aşıları: Hepatit B ve BCG - Zamanlama, Neden ve Beklenen Etkiler

Anne kucağındaki yenidoğan bebeğe aşı yapılıyor

İlk haftalar, emzirmeler, alt değiştirmeler ve her ağlamanın ne anlama geldiğini çözmeye çalışma arasında adeta bulanık geçer. Tam kendinizi toplamaya başlamışken bu kez „bebek aşıları“ ve özellikle de ilk yenidoğan aşıları konusu gündeme gelir, aklınızda bambaşka soru işaretleri oluşur.

Yenidoğan aşıları neler?“, „Neden bu kadar erken yapılıyor?“, „Sonrasında neler normal sayılır?“ diye merak ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Adım adım, sakin sakin ilerleyelim.

Bu yazıda odak noktamız Türkiye’deki aşı takvimi içinde doğumda veya ilk günlerde yapılan aşılar olacak: yüksek riskli bebeklerde uygulanan yenidoğan hepatit B aşısı ve tüberküloza karşı yapılan BCG aşısı. Ayrıca bu aşıların bebeğinizin ilk yılındaki rutin aşı programına nasıl oturduğuna da kısaca değineceğiz.


Neden yenidoğan aşıları önemli?

Bebeğiniz dünyaya geldiğinde tamamen savunmasız değildir. Gebeliğin son haftalarında plasentadan size ait antikorlar bebeğe geçer, emzirme de bu korumayı bir süre destekler. Ancak bu koruma:

  • Geçicidir
  • Tüm mikroplara karşı tam değildir
  • Her anne ve bebekte farklı düzeydedir

Bazı enfeksiyonlar özellikle hayatın ilk aylarında çok ağır seyredebilir. Bebeğiniz küçük, bağışıklık sistemi ise daha „yeni işe başlamış“ durumdadır. Bu nedenle çok kısa sürede ciddi hastalanabilir.

Aşılar bebeğinizin bağışıklık sistemine bir nevi „kopya kağıdı“ verir. Bebeğiniz gerçek hastalıkla ilk kez yüzleşmeden, mikrobun zararsız bir parçasını görür ve onu tanımayı öğrenir. Sonra gerçek mikropla karşılaştığında vücut ne yapacağını bilir.

Dünya genelinde aşılar, bebekleri ciddi hastalık, sakatlık ve erken ölümden korumanın en etkili yollarından biri kabul edilir. Dünya Sağlık Örgütü her yıl milyonlarca ölümün aşılarla önlendiğini belirtiyor. Bu rakamın içinde sizin bebeğinizle aynı yaştaki çok sayıda gerçek bebek olduğunu unutmamak gerekir.


Genel bakış: Doğumda ve ilk günlerde yapılan aşılar

Türkiye’de yenidoğan aşıları, bazı ülkelere kıyasla daha hedefe yöneliktir. Bebeğinizin doğduğu hastaneye, yaşadığınız ile ve risk durumuna göre ayrıntılar değişebilse de, yaşamın ilk gün ve haftalarında genellikle şu doğumda verilen aşılar gündeme gelir:

  • Hepatit B aşısı yenidoğan serisi

    • İlk doz çoğunlukla doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde yapılır
    • İlk yıl içinde tamamlanan 3 dozluk bir serinin başlangıcıdır
  • BCG aşısı (tüberküloz aşısı)

    • Ülkemizde genellikle 2. ay civarında uygulanır, ancak bazı bebekler risk durumuna göre daha erken dönemde de alabilir
    • Tek dozdur, çoğunlukla sol omuzda kalıcı küçük bir BCG aşısı izi bırakır

Bazı ebeveynler, aşıların bu kadar erken başlamasına şaşırır. „Daha yeni doğdu, bu kadar aceleye ne gerek var?“ hissi çok yaygındır. Şimdi her bir aşıya ayrı ayrı bakalım, neden bu zamanlamanın tercih edildiğini ve sonrasında neler bekleyebileceğinizi konuşalım.


Hepatit B aşısı: Neden bu kadar erken?

Hepatit B nedir?

Hepatit B, karaciğeri hedef alan bir virüstür. Erişkinlerde akut hepatit tablosu ağır geçebilir, fakat bebekler açısından en büyük sorun kronik enfeksiyon riskidir.

Bebek doğumda ya da ilk aylarda hepatit B ile enfekte olursa, yüzde 90’a varan oranlarda enfeksiyon kronikleşebilir. Bu da yıllar içinde sessizce karaciğere zarar vererek:

  • Siroz
  • Karaciğer yetmezliği
  • İlerleyen yaşlarda karaciğer kanseri

gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.

Hepatit B taşıyıcısı olan birini sadece bakarak anlamak mümkün değildir. Birçok yetişkin hiçbir belirti hissetmeden, hastalığından habersiz şekilde virüsü taşır.

Neden ilk 24 saat bu kadar önemli?

Doktorunuz veya ebeniz sizden bahsederken „dikey bulaş“ terimini kullanabilir. Bu, virüsün anneden bebeğe gebelik sırasında veya doğum esnasında geçmesi anlamına gelir.

Anne hepatit B taşıyıcısı ise, herhangi bir koruma sağlanmadığında bebeğe geçiş riski oldukça yüksektir. Türkiye’de gebelikte rutin taramalarla hepatit B durumu kontrol edilir ve taşıyıcı annelerin bebekleri özellikle yakından izlenir.

Bu nedenle yenidoğan hepatit B aşısı zaman açısından çok hassastır:

  • Genellikle doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde yapılır
  • Doğum sırasında virüse maruz kalmış olabilecek bebekte enfeksiyon gelişme riskini büyük oranda azaltır
  • Ne kadar erken yapılırsa, koruma o kadar güçlü olur

Eğer annede hepatit B saptanmışsa, bebeğiniz için genellikle şu plan yapılır:

  1. Doğumdan hemen sonra ilk hepatit B aşısı uygulanır
  2. Devamında 1. ve 6. aylarda ek dozlarla 3 dozluk seri tamamlanır (aile hekiminiz ayrıntılı takvimi size verecektir)
  3. Yüksek riskli durumlarda, doğumda hepatit B immün globulin (HBIG) adı verilen, hazır antikor içeren ek bir koruma da yapılabilir

Annenin taşıyıcı olmadığı durumlarda bile, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı bütün yenidoğanlara hepatit B aşısını önermektedir. Çünkü toplumda tanı almamış taşıyıcılar bulunabilir ve erken aşı, bebeğe ek bir güvenlik katmanı sağlar.

Aşı serisi: Tek dozla bitmiyor

Hepatit B aşısı, „bir kere yaptır, tamamdır“ şeklinde değildir. Kalıcı ve güçlü koruma için birden fazla doz gerekir.

Türkiye ulusal aşı takviminde hepatit B aşısı:

  • 1. doz: Doğumda (ilk 24 saat içinde)
  • 2. doz: 1. ayda
  • 3. doz: 6. ayda

şeklinde uygulanır. Bazı özel risk durumlarında ek dozlar gündeme gelebilir. Aile hekiminiz bunları aşı kartınıza ve elektronik sisteme işler.

Dozların ertelenmesi veya atlanması, özellikle riskli bebeklerde, koruma düzeyinde boşluklar yaratabilir.

Hepatit B aşısından sonra neler beklenir?

Yenidoğan hepatit B aşısını çoğu bebek çok hafif belirtilerle atlatır veya hiçbir belirti göstermez. Kısa süreli ve sık görülen tepkiler şunlar olabilir:

  • Enjeksiyon yerinde hafif kızarıklık, şişlik veya hassasiyet
  • Biraz huzursuzluk, normalden fazla ağlama
  • Hafif derecede ateş (düşük seviyeli)

Bunlar, bağışıklık sisteminin aşıyı fark ettiğinin göstergesidir.

Aşıdan hepatit B hastalığına yakalanmak mümkün değildir. Aşıda canlı virüs bulunmaz, enfeksiyon yapmaz.


BCG aşısı: Yenidoğanda tüberkülozdan korunma

Tüberküloz nedir?

Tüberküloz (verem), çoğunlukla Mycobacterium tuberculosis adı verilen bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Pek çok kişinin aklına eski dönem hastalığı gibi gelse de, hem dünyada hem Türkiye’de halen görülen bir hastalıktır.

Verem çoğunlukla akciğerleri etkiler ve:

  • Uzayan öksürük
  • Kilo kaybı
  • Gece terlemesi
  • Halsizlik

gibi belirtilere neden olabilir.

Bebekler ve küçük çocuklarda risk daha yüksektir, çünkü enfeksiyon akciğerle sınırlı kalmayıp vücuda yayılabilir. Özellikle korkulan iki tablo şunlardır:

  • Tüberküloz menenjiti (beyin zarlarının enfeksiyonu)
  • Yaygın (miliyer) tüberküloz, yani mikrobun tüm vücuda dağılması

Bu ağır tablolar sakatlık veya ölümle sonuçlanabilir. Bu yüzden BCG aşısı, öncelikle küçük çocuklarda ağır tüberkülozu önlemeye odaklanan bir aşıdır.

Türkiye’de BCG aşısı kimlere, ne zaman yapılıyor?

Türkiye’de BCG, ulusal aşı programı kapsamında tüm bebeklere rutin olarak önerilir. Sağlık Bakanlığı aşı takvimine göre:

  • BCG aşısı için ideal zaman 2. aydır
  • Bazı özel risk durumlarında veya bölgesel uygulamalarda, ilk haftalar içinde de yapılabilir

Gebelik sürecinde aile hekiminiz veya kadın doğum doktorunuz, gerekli bilgilendirmeyi yapar. Çoğu bebek BCG aşısını aile sağlığı merkezinde, kimi zaman da doğduğu hastaneye bağlı poliklinikte alır.

Neden BCG ilk aylarda yapılıyor?

Ağır tüberküloz riski özellikle ilk 5 yaşta, en çok da 2 yaşın altında yüksektir. Bebek tüberküloza erken yaşta maruz kalırsa, koruyucu bağışıklığın önceden oluşması çok önemlidir.

Bu yüzden yenidoğan tüberküloz aşısı sayılabilecek bu erken dönem uygulaması:

  • Bebeğin, aile büyükleri ve kalabalık ortamlarla daha fazla temas kurmasından önce koruma sağlar
  • Menenjit gibi ağır tüberküloz tablolarını önlemeye yardımcı olur
  • Rutin bebek kontrolleri ve diğer bebek aşıları ile uyumlu bir zamana denk getirilir

Birçok aşıdan farklı olarak BCG genellikle tek dozdur. Yapıldıktan sonra normal şartlarda tekrarına gerek olmaz.

BCG aşısı izi: Ne normal, ne değil?

En çok sorulan konulardan biri de sol omuzda kalan BCG aşısı izidir.

BCG aşısı deri altına, çok yüzeysel uygulanır. Sonrasında genellikle şu süreç yaşanır:

  1. İlk birkaç gün
    • Aşı yerinde küçük, kırmızı bir kabarıklık oluşur
  2. Sonraki haftalar
    • Kabarıklık biraz büyüyebilir, ortası hafif kabarık veya su toplamış gibi görünebilir
    • Ufak bir sivilce ya da su çiçeği benzeri bir görüntü olabilir
  3. Haftalar - aylar içinde
    • Bölge hafif kabuklanabilir veya çok az akıntı yapabilir
    • Zamanla iyileşir ve çoğunlukla 2-10 mm çapında, yuvarlak, beyazımsı bir iz kalır

Bu iz, beklenen bir durumdur ve aslında aşının çalıştığının göstergesi sayılır.

Şunlardan kaçınmak iyi olur:

  • Kabarcığı sıkmak veya patlatmaya çalışmak
  • Bölgeyi hava almayacak şekilde bantla kapatmak
  • Doktor önermedikçe krem, merhem, tentürdiyot gibi ürünler sürmek

Aşı yeri çok kızarır, ısınır, şiddetli ağrı yapar ya da bol miktarda iltihaplı akıntı olursa enfeksiyon ihtimaline karşı aile hekiminize ya da çocuk doktorunuza görünmekte fayda var. Çoğu BCG alan bebekte ise bölge kendiliğinden, sorunsuz iyileşir.


Yenidoğan aşı yan etkileri: Neler normal?

İster doğum sonrası aşılar olsun, ister ilerleyen aylardaki rutin aşı takvimi aşıları, bebeklerde kısa süreli benzer tepkiler görülebilir.

Sık ve genellikle normal kabul edilen tepkiler:

  • Hafif ateş (yaklaşık 38 °C’ye kadar), özellikle ilk 24 saatte
  • İğne yerinde kızarıklık, hafif şişlik veya ele gelen sertlik
  • Normalden fazla ağlama, huysuzluk, anneye daha yapışık olma
  • Kısa süreli iştahsızlık, emme süresinin biraz kısalması
  • Uyku düzeninde 1-2 gün sürebilen değişiklikler

Bu belirtiler genellikle 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer.

Doktora ne zaman başvurmalı?

Bebeğinizi en iyi siz tanırsınız. İçinize sinmeyen bir durum olduğunda, aile hekiminizi, hastanenizi veya 112’yi aramaktan çekinmeyin.

Kabaca şu durumlarda mutlaka tıbbi yardım alın:

  • Bebeğinizin ateşi 38,5 °C’nin üzerine çıkarsa ve 48 saatten uzun sürerse
  • İğne yerindeki kızarıklık, şişlik giderek artıyor, sert bir bölge büyüyor veya çok hassas hale geliyorsa
  • Bebeğiniz alışılmadık derecede halsiz, uyandırmakta zorlanıyorsanız
  • Alerjik reaksiyon düşündürecek
    • Yüzde, dudaklarda, dilde şişme
    • Nefes almakta güçlük
    • Tüm vücutta döküntü, kurdeşen benzeri kabarıklıklar

gibi belirtiler olursa

Aşılara karşı ağır alerjik reaksiyonlar son derece nadirdir. Aşı yapılan sağlık kuruluşlarında böyle bir durumda müdahale için gerekli ekipman ve eğitim bulunur.


Aşı sonrası bebeği rahatlatmak

Hiçbir ebeveyn, bebeğinin iğne olurken ağladığını izlemeyi sevmez. Küçük birkaç yöntem, bu süreci ikiniz için de daha katlanabilir kılar.

Bebeğinizi rahatlatmak için yapabilecekleriniz:

  • Tene temas

    • Aşıdan hemen sonra bebeğinizi çıplak göğsünüze alın
    • Bu temas ritmini, kalp atışını ve nefesini düzenler, sakinleşmesine yardım eder
  • Emzirme veya biberon

    • Aşı olurken ya da hemen ardından emzirmek, bebeği ciddi şekilde rahatlatır
    • Anne sütünün doğal sakinleştirici ve ağrı azaltıcı etkisi vardır
  • Hafif sallama veya kucakta gezdirme

    • Odanın içinde kısa yürüyüşler, hafif sallanan koltukta oturmak veya kanguru kullanmak çoğu bebeği hızla rahatlatır
  • Yumuşak sesle konuşmak ya da ninni söylemek

    • Bebeğiniz için en tanıdık ve güven verici ses sizinkidir

Hafif ateş veya rahatsızlık durumunda, doktorunuz uygun görürse bebeklere özel parasetamol şurup önerebilir. Dozu mutlaka kilo ve yaşa uygun kullanın, hekiminizin veya ilacın prospektüsündeki talimatlara aynen uyun.


Bebek aşıları hakkında sık görülen endişeler

„Bu kadar çok aşı, bu kadar erken; bebeğe ağır gelmez mi?“

Bu kaygı çok yaygın. İlk bakışta mantıklı da gelebilir, ama bağışıklık sisteminin çalışma şekliyle pek uyuşmaz.

Bebeğinizin vücudu her gün binlerce antijenle karşılaşıyor. Antijen dediğimiz şey, mikrop parçaları, besin proteinleri, toz, polen ve benzeri maddelerin küçük yapı taşları. Doğduğu andan itibaren deri, ağız, bağırsak ve solunum yoluyla çevredeki sayısız bakteri, virüs ve mantarla temas hâlinde.

Bunun yanında bebek aşılarındaki antijen sayısı çok düşüktür. Üstelik yeni nesil aşılar, eski aşı türlerine göre çok daha „sadeleştirilmiş“ durumdadır. Yani aşı sayısı artmış görünse de, toplam antijen yükü yıllar içinde aslında azalmıştır.

Sağlıklı, zamanında doğmuş bir bebeğin bağışıklık sistemi, hem günlük çevresel maruziyetleri hem de aşıları rahatlıkla birlikte kaldırabilecek kapasitededir.

Aşıların içeriği güvenli mi?

Aşılar yalnızca hedeflediği hastalığa ait antijenlerden oluşmaz. İçeriğinde şunlar da az miktarda bulunabilir:

  • Koruyucu ve dengeleyici maddeler
  • Aşının bozulmaması ve doğru asitlikte kalması için tuzlar ve şekerler
  • Üretim sürecinde kullanılan bazı maddelerin iz düzeyde kalıntıları

Bu maddeler, son derece düşük miktarlarda yer alır ve Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ve uluslararası otoriteler tarafından belirlenen güvenlik sınırlarının çok altındadır.

Bebekler büyürken, yiyecekler, su ve çevre yoluyla aynı maddelerin bir kısmına aşıdakinden çok daha yüksek dozlarda maruz kalır. Örneğin ilerde içilecek bir bardak su, bazı doğal elementleri tek bir aşı dozundan daha fazla içerebilir.

Türkiye’de ulusal aşı takvimine giren tüm aşılar, önce binlerce çocuk üzerinde yapılan klinik çalışmalarla test edilir, sonra da nadir yan etkiler açısından yıllarca izlenir.

Aşıları geciktirmek „daha temkinli“ bir yol mu?

Bazı ailelere, aşıları geciktirmek ilk bakışta temkinli bir orta yol gibi gelebiliyor. Gerçekte ise bu durum, bebeği enfeksiyonlara karşı en savunmasız olduğu dönemde korumasız bırakabiliyor.

Örneğin:

  • Hepatit B – Taşıyıcı anneden doğan bebekte ilk doz ne kadar gecikirse, kronik enfeksiyon ve ileride ağır karaciğer hastalığı riski o kadar artar.
  • Tüberküloz (BCG) – Menenjit gibi ağır verem tabloları çoğunlukla küçük yaşları etkiler. Erken uygulanan BCG, bu ağır formların önüne geçmeye yardımcı olur.

Bilimsel dayanağı olmayan, „alternatif aşı takvimi“ gibi duyduğunuz planların kanıtlanmış bir faydası yoktur. Aksine, bebeğin riskte kaldığı süreyi uzatır.

Endişeleriniz varsa, aşıyı „sessizce ertelemek“ yerine aile hekiminiz, çocuk doktorunuz ya da hemşirenizle açıkça konuşmak çok daha işe yarar. Sizin bebeğinizin özel durumuna göre, her aşı için risk ve yararları tek tek anlatabilirler.


İlk yıl aşı takvimi: Yenidoğan aşıları nereye oturuyor?

Yaşamın ilk ayında yapılan yenidoğan aşıları, bebeğinizin daha uzun vadeli aşı takviminin başlangıcıdır.

Türkiye’de (yazı hazırlanırken geçerli olan) ilk yıl rutin aşı programı kabaca şu şekildedir:

  • Doğumda

      1. doz hepatit B aşısı
  • 1. ay

      1. doz hepatit B aşısı
  • 2. ay

    • DaBT-İPA-Hib karma aşısı (difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, Hib)
    • KPA (Pnömokok aşısı)
    • Rotavirüs aşısı (bazı illerde ve özel merkezlerde uygulanır, ulusal program dışında da olabilir)
  • 3. ay

    • DaBT-İPA-Hib 2. doz
    • KPA 2. doz
    • Rotavirüs 2. doz (uygulanan şemaya göre)
  • 4. ay

    • DaBT-İPA-Hib 3. doz
    • KPA 3. doz (uygulanan protokole göre değişebilir)
  • 6. ay

      1. doz hepatit B aşısı
  • 9. ay (gereken durumlarda)

    • Kızamık aşısı, riskli gruplarda veya salgın durumlarında erken uygulanabilir
  • 12. ay

    • Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısı
    • Suçiçeği aşısı (ulusal takvimde giderek daha yaygın şekilde uygulanmaktadır)

Her yıl zaman zaman güncellenebilen ayrıntılı aşı takvimi, Sağlık Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde ve aile sağlığı merkezlerinde yer alır. Bebeğinizin aşı kartı veya dijital e-Nabız kaydı üzerinden hangi aşıyı ne zaman yaptırdığınızı takip edebilirsiniz.

Doğumda yapılan hepatit B aşısı, 1. ve 6. ayda verilen dozlarla birlikte tam korumaya ulaşır. BCG ise genellikle 2. ay civarında tek doz olarak uygulanır.


Son söz

Yenidoğan aşıları hakkında karar vermek, ebeveyn için duygusal olarak ağır gelebilir. Henüz minicik olan bebeğinizin kısa süreli bir rahatsızlık yaşamasına izin verip, görmediğiniz, belki de hiç karşılaşmayacağınız bir hastalığı önlemeye çalışıyorsunuz.

Koruyucu sağlık hizmetlerinin zorlu yanı da burada. Aşılar işe yaradığında „hiçbir şey olmuyor“. Yani:

  • Yıllar içinde karaciğeri sessizce yıpratan hepatit B enfeksiyonu yaşanmıyor
  • Bir anda yürümeyi, konuşmayı etkileyebilen tüberküloz menenjiti görülmüyor
  • Önlenebilecek bir enfeksiyon için telaşla hastane kapısı aralanmak zorunda kalınmıyor

BCG aşısı, yenidoğan hepatit B aşısı ve bebeğinizin ilk yıldaki diğer bebek aşıları, sadece „takvimdeki bir kutucuğu işaretlemek“ten ibaret değil. Bebeğinizin hayat boyu sağlıklı kalma şansını, daha en savunmasız olduğu dönemde artırmanın kanıta dayalı yolları.

Aklınıza takılan her soruyu sorun. Gerekirse not alın, doktor randevusuna öyle gidin. Anlatarak, dinleyerek, içinize sinerek ilerlemek en doğrusu. Unutmayın, aşı yaptırmak, bebeğinizi korumak için elinizdeki en güçlü ve bilimle desteklenen araçlardan biri.


Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve doktorunuzun, çocuk doktorunuzun veya başka bir sağlık uzmanının tavsiyesinin yerine geçmemelidir. Herhangi bir sorunuz veya endişeniz varsa bir sağlık uzmanına danışmalısınız.
Erby uygulamasının geliştiricileri olarak, yalnızca genel bilgilendirme amaçlı sunulan ve kişisel tıbbi tavsiye yerine geçmeyen bu bilgiler temelinde aldığınız kararlardan sorumlu değiliz.

Bu makaleler ilginizi çekebilir

Erby — Yenidoğanlar ve emziren anneler için bebek takipçisi

Emzirme, süt sağma, uyku, bez ve gelişim aşamalarını takip edin.