Bebeğinizin cildinde ilk kez bir döküntü, kızarıklık ya da soyulma gördüğünüzde kalbiniz ağzınıza gelebilir.
„Bu normal mi? Krem mi sürmeliyim, ilaç mı lazım, hemen acile mi gitmeliyiz?” diye düşünmek çok doğal.
Rahatlatıcı kısım şu: Yenidoğanların cilt sorunlarının büyük kısmı göründüğünden çok daha masumdur. Bebek cildi anne karnındaki sudan, dış dünyanın kuru havasına uyum sağlamaya çalışır, bu da türlü türlü benek, kabarıklık ve lekeler olarak karşımıza çıkar.
Bu yazı, yenidoğan cildi normal mi, ne zaman endişelenmeli sorularına yanıt vermek için hazırlandı. Özellikle gece 3’te „yenidoğan yüzde beyaz küçük kabarcıklar” diye arama yaparken biraz daha sakin hissetmenize yardım etmesi için.
Yenidoğan cildi çok ince, hassas ve hâlâ görevini öğrenme aşamasındadır. Anne karnında, ılık suların içinde, „vernix” denen kremamsı koruyucu bir tabakayla kaplıydı. Bir anda kuru havayla, kıyafetlerle, kimi zaman fazla sıcak ya da serin ortamla tanışır.
Bu ani değişim sıklıkla şu sonuçlara yol açar:
Bu yenidoğan cilt durumlarının çoğu:
Zor olan kısım, hangi yenidoğan döküntü normal, hangisi enfeksiyon ya da alerji belirtisi anlamaya çalışmaktır. Önce sık görülen ve çoğu zaman zararsız olanları anlatacağız, ardından dikkat edilmesi gereken uyarı işaretlerine geleceğiz.
Şunları fark edebilirsiniz:
Bu durum geç doğmuş bebeklerde cilt soyulması olarak daha sık görülür. Birçok anne baba, bebeklerinin cildinin bu kadar yoğun soyulmasına şaşırır.
Gebeliğin son haftalarında cildin en üst tabakası kalınlaşır. Bebek doğup havayla temas ettiğinde bu dış tabaka kurur ve doğal olarak dökülmeye başlar.
Bu durumun, yenidoğan cilt bakımını yanlış yaptığınız anlamına gelmediğini bilmek önemli. Bebeğiniz sadece eski, kalın tabakayı atıp alttaki taze, daha yumuşak cildi ortaya çıkarıyor.
Çoğu bebekte soyulma:
Genellikle özel bir tedavi gerekmez.
Şunları yapabilirsiniz:
Dökülen deriyi koparmamaya çalışın, ne kadar „tatmin edici” görünse de kendi kendine ayrılmasına izin verin.
Milia genellikle:
„Milia yenidoğan” ya da „yenidoğan yüzde beyaz küçük kabarcıklar” diye arıyorsanız, muhtemelen gördüğünüz şey bu.
Milia, tıkanmış gözeneklerdir. Keratin adı verilen bir deri proteini, cildin yüzeyinin hemen altında hapsolur ve küçük kistler oluşturur.
Milia:
Milia genellikle:
Herhangi bir tedaviye gerek yoktur.
Yapmamanız gerekenler:
Sadece suyla ya da çok nazik bir bebek temizleyicisiyle yüzünü yıkamanız yeterli. Milia kendiliğinden geçer.
Yenidoğan bebek sivilcesi, ergenlikteki akneden farklıdır ama görüntü olarak ürkütücü olabilir.
Şunları görebilirsiniz:
Bir anda ortaya çıktığı için anne babalar „alerji mi oldu, bir şeye mi dokundu?” diye endişelenir. Oysa oldukça sık görülür ve çoğu zaman zararsızdır.
Kesin nedeni tam olarak bilinmese de birkaç güçlü ihtimal var:
Sebep her ne olursa olsun, sizin emzirirken yediğiniz bir şeyin, kirli cildin ya da „yeterince yıkamamanın” sonucu değildir.
Bebek sivilcesi genellikle:
Bu süreçte bazen azalır, bazen artar, bu da moral bozucu olabilir ama genellikle normal kabul edilir.
Çoğu zaman özel bir tedaviye gerek olmaz.
Şunlar işe yarayabilir:
Döküntü çok kızarık, hızla yayılıyor, bebeğinizin canını yakıyor gibi görünüyor ya da 3 ay geçmesine rağmen hiç düzelme yoksa, aile hekiminiz ya da çocuk doktorunuz bunun gerçekten tipik bir bebek sivilcesi mi, yoksa egzama ya da enfeksiyon gibi başka bir durum mu olduğuna bakabilir.
İsmi göz korkutucu gelse de, erythema toxicum nedir diye soranlara verilecek en kısa cevap: Yenidoğanlarda sık görülen, kendi kendine geçen, masum bir döküntüdür.
Görünümü:
Bazen sivrisinek ısırığına ya da kurdeşene benzetilir. Gün içinde görüntüsü değişebilir, bir yerde kaybolup başka yerde belirir.
Tam mekanizması net değildir ama bebeğin cilt ve bağışıklık sisteminin olgunlaşma sürecinin bir parçası olduğu düşünülür.
Bir alerji değildir, enfeksiyon da değildir.
Erythema toxicum genellikle:
Herhangi bir tedaviye gerek yoktur.
Şunlara dikkat edebilirsiniz:
Bebeğiniz genel olarak iyi görünüyorsa, emmeyi reddetmiyor, ateşi yoksa bu tür bir yenidoğan döküntü normal kabul edilir.
Yenidoğanda mermerleşme, genellikle:
Bunu özellikle:
görebilirsiniz.
Mermerleşme, yenidoğanın damar sisteminin ve ısı düzenleme mekanizmasının olgunlaşmamış olmasından kaynaklanır. Bebeğin cildi, vücut ısısını ayarlamak için damarları tam olarak „zamanında daraltıp genişletmeyi” henüz öğrenmemiştir.
Bebek biraz üşüdüğünde ciltteki damarlar büzüşür ve o mermerimsi görünüm ortaya çıkar.
Mermerleşme:
Kısa süreli, gelip giden ve bebek ısındığında hızla düzelen mermerleşme çoğu zaman normaldir.
İlaç ya da krem gerekmez.
Şunları yapabilirsiniz:
Eğer mermerleşme sürekli, çok belirgin, bebek keyifsiz, morarmış ya da halsiz görünüyorsa mutlaka çocuk doktorunuza başvurun.
Mongol lekeleri:
Daha çok koyu tenli bebeklerde, örneğin Afrika, Asya, Akdeniz kökenli ya da karışık etnik kökene sahip bebeklerde görülse de açık tenli bebeklerde de bulunabilir.
Renk olarak çürüğe benzediği için bazı anne babalar „Bebeğime bir şey mi oldu, bir yere mi çarptı?” diye endişelenir. Genellikle kenarları düzgün olur, bastırınca acımaz.
Mongol lekeleri, normalden biraz daha derinde yerleşmiş pigment hücrelerinden kaynaklanan bir doğum lekesidir. Darbe, travma ya da yanlış tutma sonucu oluşmaz.
Bu doğum lekeleri:
Bazılarında tamamen kaybolmaz ama genellikle rengi açılır ve daha az dikkat çeker.
Tedavi gerektirmez.
Yalnızca şunlar önemlidir:
Mongol lekeleri kansere dönüşmez, altta yatan başka bir hastalıkla ilişkili değildir, sağlıklı bir bebekte yalnızca kozmetik bir durumdur.
Halk arasında „konak” olarak bilinen, tıptaki adıyla infantil seboreik dermatit, genellikle:
Bazen kaşlarda, kulak arkalarında ya da deri kıvrımlarında da görülebilir ama en sık saçlı deridedir.
Görüntü olarak rahatsız edici olabilir ancak çoğu zaman bebeği hiç rahatsız etmez, kaşıntı yapmaz.
Konak oluşumunda muhtemelen:
rol oynar.
Kötü hijyen, az banyo yaptırma, alerji ya da „yanlış şampuan kullanma” sonucu değildir.
Konak:
Hafif konak genellikle evde basit yöntemlerle kontrol altına alınabilir.
Şunları deneyebilirsiniz:
Yapmamanız gerekenler:
Eğer cilt çok kızarık, şiş, sızlayan, akıntılı görünüyorsa ya da bebek bu bölgeye dokununca huzursuz oluyorsa mutlaka doktora gösterin. Bazı durumlarda ilaçlı şampuan ya da krem gerekebilir.
Yani, yenidoğan döküntü normal mi? Çoğu zaman evet. Ama bazen başlangıçta masum görünen bir kızarıklık bile doktorun görmesini gerektirebilir.
Aşağıdaki durumlardan biri varsa zaman kaybetmeden aile hekiminizle, çocuk doktorunuzla görüşün ya da 112 / en yakın acil servise başvurun:
İçiniz rahat etmiyorsa, içinizden „Burada bir terslik var” diyorsanız mutlaka görüş alın. Sonradan bunun yalnızca normal bir yenidoğan cilt durumu olduğu anlaşılsa bile, sorup bilgi almakta asla „abartmış” sayılmazsınız.
Sağlıklı bebek cildini desteklemek ve tahrişi azaltmak için:
Çoğu zaman bebek cildi için yapılabilecek en iyi şey, bakımını sade tutmak ve cildin kendi dengesini bulmasına izin vermektir.
Ekran görüntüsü alıp saklayabileceğiniz mini hatırlatma:
Soyulan / pul pul dökülen cilt
Milia (burun / çene çevresinde beyaz noktalar)
Bebek sivilcesi
Erythema toxicum
Mermerleşme (mottling)
Mongol lekesi
Konak (cradle cap)
Ve unutmayın, şu uyarı işaretlerinde mutlaka doktora gidin: yaygın kızarıklık, su dolu kabarcıklar, irinli döküntü, özellikle 3 aydan küçük bebekte ateşle birlikte döküntü.
Bebeğinizin yenidoğan cildi ilk haftalarda çok sık değişecek. Bir gün benekli, ertesi gün soyulan, birkaç hafta sonra bambaşka ve pırıl pırıl. Görüntü ne kadar „dramatik” olursa olsun çoğu zaman tamamen normal.
Emin olamadığınızda fotoğraf çekip aile hekiminize ya da çocuk doktorunuza göstermekte tereddüt etmeyin. Bu, aşırı kaygı değil, yeni tanıştığınız küçücük insanı tanımaya çalışmanın son derece doğal bir parçası.