Yenidoğanla birlikte büyük çocuğunuzun da olduğu ilk haftalar, sakin bir aile düzenine alışmaktan çok, aynı anda birkaç işi yürütmeye çalıştığınız yoğun bir dönem gibi geçebilir. Bir çocuğun beslenmeye, altının değiştirilmesine ve uyutulmaya ihtiyacı vardır. Diğerinin kahvaltısı hazırlanmalı, tuvalete gitmesine yardım edilmeli, bir hikâye okunmalı, sarılınmalı ve belki de aslında hiç zor olmayan bir oyuncağın acilen tamir edilmesi gerekir.
Kardeşlerin kısa süre içinde birlikte oynayacağını hayal etmiş olabilirsiniz. Bunun yerine, siz emzirirken ağlayan bir çocuk, kucağınıza tırmanan bir büyük kardeş ve sabah saat 09.00 olmadan gerilen herkesle karşılaşabilirsiniz. Bu, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez. Artık iki çocuk size ihtiyaç duyuyor ve çoğu zaman ikisi de aynı anda ilgi bekliyor.
Bir yenidoğanın ihtiyaçları acil ve tekrarlıdır. Süt, sıcaklık, uyku, temiz bez ve yakın temas ister. Büyük çocuğun ihtiyaçları daha az acil görünebilir, ancak onlar da gerçektir. Güvende hissetmeye, sınırlara, yemeğe, ilgiye ve henüz açıklayamadığı duygularını düzenlemek için yardıma ihtiyacı vardır.
Zor olan, bu ihtiyaçların çakışmasıdır.
Bebek emerken büyük çocuğunuzun tuvaleti gelebilir. Büyük çocuk sonunda uykuya daldığında yenidoğan uyanabilir. Beş dakika oturmak için yerleştiğinizde bir bardak su dökülebilir. Her çocuğun sırayla ihtiyacını karşıladığı kusursuz bir program genellikle mümkün değildir.
İki çocuk bakımı tam olarak bu nedenle yorucudur: Bir çocukla ilgilenirken diğerinin ihtiyacını da fark etmeye çalışırsınız. Bazen önce bebeğin ihtiyacını karşılamanız gerekir. Bazen de bebeğin bakımını kısa süreliğine durdurup büyük çocuğunuza yardım edersiniz. Kusursuz bir denge yoktur. Gün içinde verilen küçük ve sürekli kararlar vardır.
Çocuğunuz kardeş istemiş olsa bile yenidoğanın gelişi hayatını bir gecede değiştirir. Daha önce size kolayca ulaşabiliyorken artık sık sık «Bir dakika», «Ona dokunma» ya da «Bebek uyuyor» sözlerini duyar. Odası değişmiş, kreşe başlamış veya eve akrabalar gelip gitmeye başlamış olabilir. Evdeki konuşmaların çoğu bir anda bebekle ilgili hale gelir.
Bir çocuk, «Annem ya da babam doğumdan sonra toparlanıyor, bu değişiklik zaman alacak» diye düşünmez. Onun zihnindeki düşünce daha basittir: «Her şey eskiden farklıydı. Annemi ya da babamı geri istiyorum.»
Kardeş kıskançlığı ve kardeşler arasındaki çekişme çoğu zaman bu duygusal zeminde ortaya çıkar. Bu durum çocuğun kötü, bencil veya nankör olduğunu göstermez. Yaşadığı kayıp hissine, belirsizliğe ve güven duygusunu yeniden kurmaya çalışan küçük bir zihne verilen doğal bir tepkidir. Yenidoğan kıskançlığı, çocuğun yeni bebeği sevmediği anlamına gelmez. Çoğu zaman çocuk, sizin sevgide ve ailede kendisi için hâlâ yer olup olmadığını anlamaya çalışır.
Çocuklar yaşadıkları stresi, konuşarak anlatamadan önce davranışlarıyla gösterebilir. Değişiklikler hamilelik sırasında başlayabileceği gibi doğumdan hemen sonra veya ziyaretçiler azalıp yeni düzen sıradanlaşmaya başladığında da görülebilir.
Yeni bebekten sonra çocuğun anne babaya yapışması oldukça yaygındır. Çocuğunuz sürekli kucağa çıkmak, odadan odaya sizi takip etmek, başka bir yetişkin yardım etmek istediğinde ağlamak isteyebilir. Daha küçük bir ses tonuyla konuşmaya başlayabilir, yeniden biberon isteyebilir veya çoktan bıraktığı bazı kelimelere dönebilir.
Bu durum yenidoğandan sonra gerileme olarak adlandırılabilir. Ancak «gerileme» sözcüğü çocuğun başarısız olduğu izlenimi yaratabilir. Çoğu zaman çocuk, bebeksi davrandığında sizin yakınlığınızı hâlâ kazanıp kazanamayacağını kontrol eder. Kendi diliyle, «Benim de hâlâ burada yerim var mı?» diye sorar.
Her bebek bakımını yeniden üstlenmeniz gerekmez. Sıcak ve anlayışlı davranırken makul sınırlar koyabilirsiniz:
«Bebek gibi kucağa alınmak istiyorsun. Kanepede sana sarılabilirim, sonra bebeği yatırmam gerekiyor.»
Ya da:
«İçeceğini kendi bardağından içebilirsin. Biberona ihtiyacın yok. Ama ben bebeği beslerken yanıma oturabilirsin.»
Tuvalet kazaları yenidoğan sonrası sık görülebilir. Aylarca ilerleme kaydeden bir çocuk yeniden altına kaçırabilir, tuvalete gitmek istemeyebilir, bez talep edebilir veya daha sık kaza yapabilir. Uyku, yemek yeme, konuşma, giyinme ve kendi başına hareket etme becerilerinde de geçici dalgalanmalar yaşanabilir.
Bu anları büyük bir çatışmaya dönüştürmemeye çalışın. Sesinizi sakin ve pratik tutun:
«Kıyafetlerin ıslanmış. Evde bu kadar çok değişiklik varken bedenin biraz daha fazla yardıma ihtiyaç duyabilir. Hadi temizlenelim.»
Çocuğunuza destek olun, ancak kazayı utandırıcı bir olaya çevirmeyin. Fiziksel olarak hazırsa ve istekliyse temizliğin küçük bir bölümüne yardım edebilir. Yine de utandırmaktan, alay etmekten veya cezalandırmaktan kaçının. Amaç, en zor anda ders vermek değil, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlamaktır.
Bazı büyük çocuklar bebeğe vurabilir, tekme atabilir, ısırabilir, oyuncak fırlatabilir, bebeği sıkabilir ya da ellerinden ve ayaklarından çekebilir. Bazıları alışılmadık ölçüde gürültücü veya yıkıcı hale gelir. Daha önce bildikleri kuralları yeniden denemeleri de mümkündür. Yemeği dökebilir, her isteğinize itiraz edebilir veya yüzünüzdeki ifadeyi izleyerek tehlikeli bir şey yapabilirler.
Bu davranışlar stresin işareti olabilir, ancak güvenli olmayan davranışlara izin vermek gerekmez. Sınır testleri yeni bebek sonrası daha sık yaşansa da çocuğunuzun güvenliği için net bir karşılık gerekir.
Büyük çocuğunuz yenidoğana vurursa hemen araya girin. Elini tutun veya bedenini nazikçe uzaklaştırın ve şöyle söyleyin:
«Bebeğe vurmana izin vermeyeceğim. Vurmak can yakar. Çok kızgınsın, ben herkesin güvende olmasını sağlayacağım.»
Bebeği fiziksel olarak koruyun. Gerekirse yenidoğanı güvenli beşiğine yatırın veya büyük çocuğunuzun ulaşamayacağı şekilde kucağınızda tutun. Çocuğunuz çok öfkeliyken ondan özür dilemesini, bebeği öpmesini ya da zorla «nazik» olmasını istemeyin. Bedeni sakinleştiğinde aranızdaki onarım konuşulabilir.
«Çocuğumun bebeğe vurmasını nasıl engellerim?» diye soran ebeveynler için tek başına sihirli bir cümle yoktur. Yakın gözetim, tutarlı bir fiziksel sınır ve altta yatan duyguyu anlamaya çalışma gerekir. Özellikle yorgunken, bebeği beslerken veya dikkatiniz başka yerdeyken gözetimsiz teması azaltın.
Çocuğunuz «Bebeği götürün», «Bebeği sevmiyorum» veya «Bebeği geri gönderin» diyebilir. Bu sözleri duymak canınızı yakabilir. Yine de tartışmaya girmemeye çalışın.
«Her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorsun. Böyle hissetmen mümkün. Bebek burada kalacak, ben de bu duyguyla baş etmene yardım edeceğim.»
Bebeğin yok olmasını kabul etmiş olmazsınız. Sadece zor duyguların, ilişkinizi tehdit etmeden dile getirilebileceğini gösterirsiniz. Yenidoğan sonrası çocuk davranışları çoğu zaman çocuğun kaygısını doğrudan anlatma biçimidir.
Küçük çocukların yaşadıklarına kelime bulabilmesi için sizin yardımınıza ihtiyacı vardır. Çocuğa hislerini anlatma teknikleri arasında, davranışın arkasındaki duyguyu sakin biçimde yansıtmak önemli bir yer tutar:
Bu cümleler sihirli değildir. Çocuğunuz yine ağlayabilir. Ancak yaşadığı şeyi adlandırmak, duyguyu vurma, bağırma veya sürekli yapışma yoluyla anlatma ihtiyacını azaltabilir.
Duygular serbesttir. Güvenli olmayan davranışlar değildir. Bu ayrımı net biçimde göstermek önemlidir.
«Bebeğe kızabilirsin. Bebeği itemezsin. Seni geri çekiyorum ve yanındayım.»
Yenidoğan kendini koruyamaz. Bu nedenle yetişkinin bedeni ve sakin otoritesi devreye girmelidir. «Kıskanç», «yaramaz», «hırçın» veya «kötü abla» gibi etiketlerden kaçının. Bu sözler çocuğa, sorunun yaptığı davranış değil, kendisi olduğu duygusunu verebilir.
Davranışı tanımlayın:
«Ellerin battaniyeyi çekiyor. Seni biraz uzaklaştıracağım.»
«Bebeğin alana ihtiyacı var. Elimi tutabilir ya da bu minderi sıkabilirsin.»
Büyük çocuğunuza bebekle ilgili küçük görevler verebilirsiniz, ancak yalnızca gerçekten ilgileniyorsa ve siz hemen yanındaysanız. Temiz bir bez getirebilir, iki kıyafet arasından seçim yapabilir veya siz bebeği tutarken şarkı söyleyebilir. Yardım etmek bir davet olmalıdır. Çocuğunuzu küçük bir ebeveyne dönüştürmek ya da bebeğe karşı sorumlu tutmak değildir.
Bir sınırın ardından yakınlık sunabilirsiniz. Hatta çoğu zaman sınırın anlaşılmasını sağlayan şey de budur.
Vurmayı durdurduktan sonra şöyle diyebilirsiniz:
«Vurmana izin vermeyeceğim. Ben bebeği tutarken gel, yanıma otur.»
Ya da:
«Bedeninin sakinleşmek için yardıma ihtiyacı var. Sarılalım, sonra yeniden deneyelim.»
Bu, saldırgan davranışı ödüllendirmek değildir. Çocuğu davranışından ayırır ve zor bir andan sonra ilişkinizi yeniden kurarsınız. Çocuğunuz sarılmak istemiyorsa zorlamayın. Yakınında oturun, su teklif edin veya temas kurmadan orada olduğunuzu hissettirin.
Büyük çocuğunuz için her gün uzun ve özel etkinlikler planlamanız gerekmez. Sizinle arasındaki bağın devam ettiğini hatırlatacak tek bir düzenli ritüel yeterli olabilir.
Örneğin:
Bu ritüeli kötü bir günde de sürdürebileceğiniz kadar küçük tutun. Bebek size ihtiyaç duyarsa ne olacağını açıklayın ve mümkün olduğunda sözünüze dönün:
«Bebeğin bezini değiştirmem gerekiyor. Sonra iki hikâyemizi yine okuyacağız.»
Çocuklar için çoğu zaman süreden çok öngörülebilirlik önemlidir.
Birçok ebeveyn, her seferinde tek bir çocuğa tam dikkat vermesi gerektiğini düşünür. Yenidoğanla birlikte bu çoğu zaman mümkün değildir. Daha uygulanabilir yaklaşım, «ikisi birden» düşüncesidir.
Bebeği beslerken büyük çocuğunuzla konuşabilirsiniz. Bez değiştirirken yaptığı resmi size göstermesine izin verebilirsiniz. Yenidoğanı kucağınızda tutarken uydurduğu hikâyeyi dinleyebilirsiniz. Yanıtınız yalnızca «Anladım, sonra ne oldu?» kadar kısa olsa bile çocuğunuz dinlendiğini hisseder.
Bebekle ilgilenirken büyük çocuğunuzun yaptığı şeyi sesli olarak anlatmayı deneyin:
«Uzun bir kule yapıyorsun. Mavi bloğu en alta koydun. Bebek emerken seni izliyorum.»
Bu küçük yorum, çocuğunuzun zihninizden silinmediğini gösterir. Tamamen müsaitmişsiniz gibi davranmazsınız. O an verebildiğiniz ilgiyi görünür hale getirirsiniz.
Emzirme veya besleme sepeti de işe yarayabilir. İçine basit ve güvenli şeyler koyun:
Zor anlarda ekran kullanmak da mümkündür. Bebeği sakinleştirirken, uykusuz bir gecenin ardından kendinize gelmeye çalışırken veya sıcak bir yemek yerken kısa bir çizgi film açmanız kötü ebeveyn olduğunuz anlamına gelmez. Siz önünüzdeki yarım saati atlatmaya çalışırken kraker, meyve ve tosttan oluşan bir tabak hazırlamanız da başarısızlık değildir. Yenidoğan ve büyük kardeş birlikteyken ideal çözümler her zaman mümkün olmaz. İşe yarayan çözümler çoğu zaman daha değerlidir.
Evde başka bir yetişkin varsa, büyük çocuğu otomatik olarak ona bırakmayın. Çocuk, bebeğin gelişiyle birlikte «sorun çıkaran kişi» gibi hissetmemelidir. Bunun yerine görev paylaşımını açık ve esnek biçimde yapın.
Bir gün yetişkinlerden biri bebeği sakinleştirirken diğeri büyük çocuğa banyo yaptırabilir, yemek yedirebilir veya hikâye okuyabilir. Başka bir gün doğumdan sonra toparlanmaya çalışan ebeveynin duş alması ya da uyuması için diğer yetişkin iki çocuğu dışarı çıkarabilir.
İhtiyacınızı doğrudan söyleyin:
Büyükanne, büyükbaba, arkadaşlar ve komşular da yemek hazırlama, çamaşır yıkama veya okul ve kreş ulaşımı konusunda destek olabilir. Ev işlerine verilen yardım da gerçek bir yardımdır.
Misafirler çoğu zaman bütün ilgilerini yenidoğana yöneltir. Bebeğe bakmak, kucağa almak, fotoğrafını çekmek ve yorum yapmak isterler. Bu sırada büyük çocuğunuz yanlarında durup hâlâ fark edilip edilmediğini anlamaya çalışabilir.
Misafirlerden önce büyük çocuğu selamlamalarını rica edin. «Seni özledim, neler yaptığını bana gösterir misin?» gibi basit bir cümle bile fark yaratabilir. Daha sonra bebeğe ilgi gösterebilirler. Böylece ziyaret, yalnızca bebeğin etrafında dönen bir gösteriye dönüşmez.
Misafirler gelmeden önce şöyle söyleyebilirsiniz:
«Lütfen içeri girince önce Ece’ye merhaba deyin. Bebek burada olacak ama Ece’nin de kendini dahil edilmiş hissetmeye ihtiyacı var.»
Hediye getirilecekse büyük çocuk için de küçük bir şey alınmasını önerebilir veya yeni bir oyuncak yerine yemek getirmelerini rica edebilirsiniz. Doğum sonrası toparlanırken bebeğin kucağa alınmasını, öpülmesini veya sık sık ziyaret edilmesini sınırlama hakkınız vardır. Yeni bebeğe alıştırma yöntemleri yalnızca çocukla ilgili değildir, evin dışından gelen insanların tutumunu düzenlemek de bu sürecin parçasıdır.
Suçluluk duygusu neredeyse kaçınılmazdır. Büyük çocuğunuza yardım ederken bebek ağladığı için suçlu hissedebilirsiniz. Sonra bebeği beslerken büyük çocuğunuz televizyon izlediği için yeniden suçluluk duyabilirsiniz. Aynı saat içinde hem büyük çocuğunuzu özleyebilir hem de onun davranışlarından bunalabilirsiniz. Yenidoğanı çok severken, eski hayatınızı özlemeniz de mümkündür.
Bu duyguların hiçbiri sizi kötü bir ebeveyn yapmaz.
Büyük çocuğunuzun sürekli eğlendirilmesi gerekmez. Ona geri dönen, zor anlardan sonra ilişkiyi onaran ve yanında olmaya devam eden bir ebeveyn gerekir. Mutfak zemini üzerinde paylaşılan kısa bir sarılma, verilen bir ara öğün veya beş dakika boyunca gerçekten dinlemek, sürdüremeyeceğiniz büyük bir etkinlikten daha değerli olabilir.
Sizin bedeniniz de önemlidir. Dinlenme ve beslenme hâlâ önem taşır, her ne kadar diğer herkesin ihtiyacından daha az acil görünse de. Yanınızda su bulundurun. Hazırlaması kolay yiyecekler yiyin. Başka bir yetişkin çocukları güvenle devralabiliyorsa oturun. Doğumdan sonra şiddetli ağrı, yoğun kanama, ateş, ağır kaygı veya çökkünlük yaşıyorsanız bunları sessizce taşımayın. Bir aile hekimine, kadın doğum uzmanına veya ruh sağlığı uzmanına başvurun.
Bu geçiş döneminde zorlayıcı davranışlar birçok ailede görülür. Şu durumlarda profesyonel destek istemek uygun olur:
Yaşadığınız yere göre aile hekiminizden, çocuk doktorunuzdan, Aile Sağlığı Merkezi’nden veya çocuk ve aile terapistinden destek alabilirsiniz. Siz ya da başka biri o anda tehlikedeyse 112’yi arayın.
Yardım istemek, kardeş kıskançlığı nasıl başa çıkılır sorusunun cevabını bulamadığınız ya da yeni bebeği büyük çocuğunuza tanıtmayı başaramadığınız anlamına gelmez. Ailenin yükü ağırlaştığında destek eklemek, sorumlu ve sağlıklı bir adımdır.
İlk haftalar, çocuklarınız arasındaki ilişkinin geleceğine dair bir hüküm değildir. Bu dönem; büyük bir değişimin, bölünen uykuların ve sınırlı enerjinin yaşandığı geçici bir süreçtir. Bebeği koruyun. Büyük çocuğunuzla bağınızı sürdürün. Beklentilerinizi düşük tutun. Bazı günler herkesin karnının doyması, güvende olması ve bir ölçüde rahatlaması başlı başına bir başarıdır.
Bu kadarı yeterlidir.