Bütün bir insan büyüttün. Vücudun olağanüstü bir iş yaptı, şimdi de bunun toparlanma kısmındasın.
Doğum sonrası dönem boşuna „dördüncü trimester“ olarak anlatılmıyor, bedenin hâlâ deli gibi çalışıyor. Pek çok yeni anne ilk 4 haftada nasıl hissettiğine şaşırıyor: yorgun, ağrılı, duygusal, her yerden bir şeyler sızıyor… Sonra da „Herhalde bende bir terslik var“ diye endişeleniyor.
Bu rehber, doğumdan sonraki ilk haftalarda seni nelerin beklediğini dürüst ama sakin bir dille anlatmak için var. Doğum sonrası kanamadan perine dikiş bakımına, sezaryen sonrası iyileşmeden egzersize ne zaman başlanır sorusuna kadar tek tek geçeceğiz. Amacı korkutmak değil. Bir belirti gördüğünde „Tamam, bu normalmiş“ diyebilmen ve ne zaman ebe / kadın‑doğum uzmanı / aile hekimin araman gerektiğini fark edebilmen için burada.
İlk haftalar, toparlanma ile yeni hayata uyumun birbirine karıştığı bir dönem. Fiziksel olarak vücudun aynı anda şunlarla uğraşıyor:
Yani kendini kamyon çarpmış gibi hissediyorsan abartmıyorsun. Bu, gayet gerçek bir doğum sonrası iyileşme süreci.
Şimdi doğum sonrası en sık görülen belirtileri ve normal değişimleri tek tek üzerinden geçelim.
Doğumdan sonra neredeyse herkes doğum sonrası kanama yaşar. Tıpta buna lohusa akıntısı (lochia) denir. Normal doğum da yapsan sezaryen de olsan olur.
Lohusa akıntısı, rahim iç tabakasından gelen kan, mukus ve doku karışımıdır. Lohusa kanaması ne zaman geçer? Genel tablo kabaca şöyle:
Bazı kadınlar, biraz fazla ayakta kaldığında ya da emzirme sonrası kanamanın azıcık artıp tekrar azalmasını fark eder. Emzirme sırasında rahim kasıldığı için bu çoğu zaman normaldir.
Normal lohusa akıntısında:
Aşağıdakilerde acil olarak ebe / kadın‑doğum uzmanını, aile hekimin aramalı ya da 112’yi düşünmelisin:
Aşırı veya kötü kokulu doğum sonrası kanama enfeksiyon ya da doğum sonrası kanama (hemoraji) belirtisi olabilir. „Boşuna gitmişim“ diye düşünme, kontrol ettirmek her zaman değer.
Gebeliğin sonunda rahmin neredeyse bir karpuz büyüklüğündedir. Doğumdan sonra haftalar içinde tekrar armut boyutlarına iner. Buna rahim küçülmesi (uterin involüsyon) denir.
Rahim kasılıp küçülürken doğum sonrası kramplar hissedersin. Birçok anne bunları güçlü regl sancılarına benzetir, özellikle ilk günlerde. Bu sancılar:
Emzirme sırasında hafif‑orta şiddette kramp tarzı ağrı çok yaygındır ve aslında rahmin toparlandığının bir işaretidir.
Aşağıdakiler işe yarayabilir:
Ağrı:
aynı gün bir sağlık profesyoneli tarafından görülmelisin. Geçmeyen, dayanılmaz ağrı enfeksiyon ya da içeride parça kalmasına işaret edebilir.
Perine, vajina ile anüs arasındaki bölgedir. Normal doğumda inanılmaz derecede gerilir. Sonuçta:
İlk 1–2 hafta:
çok sık yaşanır. Bu ağırlık hissi, doğum sonrası için fazlasıyla yaygındır.
Dikişler genellikle kendiliğinden eriyen tiptedir ve zamanla düşer, sen fark etmeden bile olabilir.
İyi bir epizyotomi bakımı / perine dikiş bakımı konforunu ciddi biçimde artırır:
Soğuk kompres / buz uygulaması:
Buz torbasını ya da ezilmiş buzu ince bir bezin içine sarıp bölgeye 10–15 dakika koy. Buzu direkt cilde değdirme. İlk birkaç gün günde birkaç kez uygulanabilir.
Oturma banyosu (sitz banyosu):
Leğen, klozet üstü aparat ya da küvetin tabanını dolduracak kadar ılık temiz suya oturmak rahatlatıcıdır. Genelde sadece su yeterli, parfümlü köpük banyolarından kaçın. 10–15 dakika otur, sonra bölgeyi yumuşak bir havluyla nazikçe tampon hareketlerle kurula.
Temiz ve kuru tutmak:
Tuvalet sonrası ılık suyla yıkamak, ardından sürtmeden, hafif hafif tampon yaparak kurutmak. Hijyenik veya lohusa pedini sık değiştirmek.
Ağrı kesici kullanımı:
Emzirsen de çoğu zaman parasetamol ve ibuprofen önerilir ama mutlaka taburcu kağıtlarına ya da doktoruna bak. Ağrı dayanılmaz hale gelmeden, düzenli aralıklarla kullanmak daha etkili olur.
Pelvik taban farkındalığı:
Hafif, acı vermeyen kegel egzersizleri kan dolaşımını artırarak iyileşmeyi destekleyebilir. Sadece sana rahat geliyorsa minicik kasıp bırakmalarla başla.
Şu durumlarda ebeni, doktorunu ya da doğum yaptığın hastanenin ilgili birimini ara:
Perine ile ilgili sorunlarda erken müdahale, ileride oluşabilecek kalıcı problemleri önleyebilir.
Sezaryen ciddi bir karın ameliyatıdır. Bu yüzden sezaryen sonrası iyileşme, normal doğuma göre farklıdır, ama bazı belirtiler ortaktır.
Yine lohusa kanaman olur, rahim küçülmesi devam eder, yorgunluk aynıdır. Buna ek olarak karın ve rahim üzerinde kesi vardır ve bunun da ayrıca iyileşmeye ihtiyacı vardır.
Türkiye’de sezaryen kesisi çoğunlukla dikişle kapatılır, bazen de küçük yapıştırma bantları kullanılır. Tıbbi kontrollerde dikişlerin alınma zamanı ve yara takibi hakkında bilgi verilir.
İyileşmeyi desteklemek için:
Aşağıdaki durumlarda ebe ya da doktora acilen haber ver:
Bunların hepsi yara enfeksiyonuna işaret edebilir.
Türkiye’de kadın‑doğum hekimleri ve hemşireler genelde şu önerilerde bulunur:
İlk 2 hafta:
Dinlenmeye odaklan, ev içinde kısa yürüyüşler, hafif esnemeler yap. Bebekten ağır hiçbir şey kaldırma. Süpürge, yer silme, ağır alışveriş torbaları yok.
2–6. haftalar:
Kendini iyi hissettikçe yürüyüş mesafesini ve süresini yavaş yavaş artır. Hâlâ ağır kaldırma, yoğun ev işi, koşu veya zıplamalı spor yok.
Basit kural: Bir aktivite kesi bölgesinde çekilme, yanma, batma yapıyorsa o iş senin için henüz çok erken.
Türk hukukunda net bir „6 hafta araba kullanamaz“ kuralı yok, ama pek çok doktor ve sigorta şirketi şu koşulları önerir:
Pek çok kadın için bu dönem yaklaşık 4–6 hafta civarına denk gelir. Kasko ya da trafik sigortanın özel şartlarına mutlaka göz at, bazı poliçelerde ameliyat sonrası süreler belirtiliyor.
İlk haftalarda şu prensibe sadık kalmaya çalış:
Yani:
Karnında ani çekilme, bıçak saplanır gibi bir ağrı ya da ıkınırken kesi bölgesinde kabarıklık fark edersen biraz geri çekil ve mutlaka 6. hafta kontrolünde dile getir.
Göğüslerin de bu süreçte büyük bir dönüşümden geçiyor. Emzirsen de emzirmesen de muhtemelen bir şeylerin değiştiğini hissedeceksin.
İlk günlerde memeler kolostrum denilen koyu sarı, yoğun bir sıvı üretir. Genellikle 2–5. gün arası „süt gelir“ ve memeler birden:
hissedilebilir.
Bu, meme dolgunluğu (engorgement) denilen durumdur ve çoğu zaman birkaç günde geçer, vücut bebeğin ihtiyacına göre miktarı ayarlayınca rahatlar.
Rahatlamak için:
Memelerin kızarmış, bariz şekilde çok ağrılı, üzerinde sert ve hassas bölgeler varsa, ateşin yükselmiş ve kendini grip gibi hissediyorsan mutlaka doktora git, bu mastit (meme iltihabı) başlangıcı olabilir.
Sütün sızması ilk aylarda oldukça normaldir. Bazen durup dururken, bazen de bebeğin ağladığını duyunca bile akabilir. Sütyenin içine koyacağın göğüs pedleri kıyafetlerini ve yatağını korur.
Meme uçları ise genellikle:
olabilir. Bebeğin memeye yerleşmesini öğrenme sürecinde bu düzeyde hassasiyet normaldir. Ama:
çoğu zaman pozisyon ya da kavrama ile ilgili bir sorun olduğuna işarettir. Ebene, aile sağlığı merkezindeki hemşireye ya da emzirme danışmanına mutlaka destek için başvur, asla „idare eder“ diye katlanmak zorunda değilsin.
Birçok kadın „Hamileyken saçlarım muhteşemdi, şimdi duşta avuç avuç dökülüyor“ der.
Korkma, kel kalmıyorsun. Bu, hormon değişimine bağlı doğum sonrası saç dökülmesi.
Hamilelikte yüksek östrojen nedeniyle saç telleri dökülme fazına daha az girer, saçın gürleşmiş gibi gelir. Doğumdan sonra bu hormonlar normale inince, aslında 9 ayda azar azar dökülmesi gereken saç birden dökülür.
Genelde:
Belirgin boşluklar, yuvarlak açılan alanlar görüyorsan ya da saç dökülmesine ek olarak aşırı yorgunluk, üşüme, moral bozukluğu gibi şikayetlerin varsa, demir ve tiroit testleri için aile hekimine ya da dahiliyeye başvurmak iyi olur.
Hamilelikte karın ön duvarında „baklava“ dediğimiz kasın (rectus abdominis) iki tarafı bebeğe yer açmak için birbirinden uzaklaşır. Doğumdan sonra bu açıklık kapanmayıp belirgin kalırsa buna diastasis recti denir.
Kendini biraz toparlamış, kanaman hafiflemişken evde kabaca şöyle bakabilirsin:
Parmaklarının araya gömüldüğü bir boşluk hissediyorsan diastasis olabilir. Erken dönemde 1–2 parmak genişliğinde açıklık çok kişide görülür ve çoğu kendiliğinden toparlar.
Burada sadece açıklığın genişliği değil, altının ne kadar sert ya da yumuşak olduğu da önemli. Emin değilsen kadın sağlığına özel çalışan bir fizyoterapistten profesyonel değerlendirme almak iyi olur.
İlk aylarda ağır mekik, plank, yarım mekik gibi karına yük bindiren hareketlerden kaçınmak gerekir, bu tür egzersizler ayrılığı artırabilir.
Hem doğumdan iyileşiyorsun hem de 7/24 bakıma muhtaç bir bebekle ilgileniyorsun. Elbette çok yorgun hissedeceksin.
Şunlara hazırlıklı ol:
Bunların hepsi „hiçbir şey yapmıyorum“ değil. Kocaman bir işi, yani bir insan yavrusunu hayatta tutma ve bağ kurma işini yapıyorsun.
Mümkünse:
Kendini sürekli diken üstünde, kalbin yerinden fırlayacak gibi, uyuyamayacak kadar gergin hissediyorsan ya da içinden kalkmayan bir karamsarlık, umutsuzluk varsa mutlaka aile hekimine, kadın‑doğum uzmanına ya da psikiyatriye başvur. Doğum sonrası depresyon ve anksiyete sanıldığından çok daha sık ve tedavi edilebilir.
Vücudun hem iyileşmek hem de emziriyorsan süt üretmek için yakıta ihtiyaç duyar.
Elinden geldiğince:
Sıvı alımı da kritik:
Özel bir tıbbi durumun yoksa çok pahalı takviyelere gerek yok. Ama temel bir doğum sonrası multivitamin, özellikle de D vitamini, doktorun uygun görürse faydalı olabilir.
Sık sorulan soru: „Vücudumu ne zaman geri kazanırım?“
Belki şunu sormak daha iyi: „Ne zaman hareket etmeye başlarsam vücuduma iyi gelir?“
Doktorun aksini söylemediyse genelde hemen başlayabileceğin şeyler:
Bu dönemin mantığı „fit olmak“ değil, kan dolaşımını artırmak ve hareketsiz kalmamak.
Doğum yapmış olman, ister normal ister sezaryen olsun, pelvik tabanı mutlaka etkilemiştir. Erken dönemde, çok nazik yapılan kegel egzersizleri:
Basit bir başlangıç rutini:
Sıkarken ağrı, baskı, aşağı doğru itiliyormuş gibi bir his oluyorsa ya da kasları bir türlü „bulamıyorsan“, aile hekimin üzerinden bir kadın sağlığı fizyoterapistine yönlendirme iste. Birçok devlet hastanesinde ya da rehabilitasyon merkezinde bu hizmet veriliyor.
Sorunsuz bir vajinal doğum geçirdiysen, 6. hafta kontrolü genelde bir dönüm noktası kabul edilir. Doktorun da onay verdiyse:
Koşu, zıplamalı egzersizler, crossfit tarzı ağır yüklenmeler için ise:
Sezaryen sonrası iyileşme için çoğu rehber:
Dikiş hattı tamamen iyileştikten sonra, fizyoterapist ya da doktor uygun görürse hafif yara masajı da gerginliği ve his kaybını azaltmada işe yarayabilir.
Türkiye’de doğumdan sonraki ilk 6–8 hafta içinde genellikle kadın‑doğum uzmanı ya da aile hekiminde lohusa kontrolü planlanır. Bu randevu bazen bebeğin aşı ve kontrolüyle aynı güne denk getirilebilir.
Bu kontrol sadece spiral takalım mı, „spora dönebilirsin“ diyelim diye yok. Aynı zamanda şu başlıkları konuşman için bir fırsat:
İstersen önceden küçük bir liste yap, randevuda önüne bakıp üzerinden gitmek çok işe yarar. Doktorun bir şeye değinmezse sen sorabilirsin, o 10–15 dakikalık randevunun hakkı sende.
6 haftayı beklemeden bir sıkıntı hissediyorsan asla erteleme. Özellikle çok fazla kanama, dayanılmaz ağrı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, baldırda şişlik‑ağrı, kendine ya da bebeğine zarar verme düşünceleri gibi durumlarda aynı gün acil yardım almalısın. Bunun için 112, doğum yaptığın hastanenin acil servisi ya da aile hekiminin acil hattını kullanabilirsin.
Doğum sonrası iyileşme dümdüz giden bir çizgi değildir. Bazı günler „Neredeyse eskisi gibiyim“ dersin, ertesi gün kısa bir yürüyüş ve iki makine çamaşır seni yatağa serer. Bu, sende bir sorun olduğu anlamına gelmez.
Vücudun değişti. Bazı şeyler eski haline benzeyecek, bazıları kalıcı olarak farklı olacak. Yeni izler, yeni güçler, sınırlarınla yeni bir ilişki.
Bu yazıdan aklında sadece birkaç cümle kalacaksa, şunlar olsun:
Bunların hiçbirini içgüdüsel olarak bilmek zorunda değilsin. Hiç kimse bilmiyor. Sormaya devam et, eben, aile hekimin ve kadın‑doğum doktorundan destek al, vücuduna da aynı şefkati göster: Aynı durumda olan bir arkadaşına nasıl davranırsan, kendine de öyle davran.