İlk haftalarda hayat neredeyse tek bir döngüye dönüşür: emzir, gazını çıkar, altını değiştir, biraz uyu… Arada bir hemşire ya da aile hekimi sorar:
«Bebeğin ne sıklıkta emiyor?»
Sen de içinden geçirebilirsin: Güzel soru, ama ben bunu nasıl sayacağım?
Tam burada basit ama çok işe yarayan bir kural devreye giriyor: Emzirme aralıkları, bir emzirmenin başlangıcından bir sonraki emzirmenin başlangıcına kadar olan süreyle ölçülür.
Bunu kavradığında, diğer her şey çok daha anlaşılır olur.
Gel bunu sakin, pratik ve kafa karıştırmadan parça parça açalım.
Emzirme düzeni, emzirme sıklığı ya da «bebeği kaç saatte bir emzirmeli» diye konuşulduğunda aslında kastedilen şey şudur:
Her bir emzirmenin başlangıçları arasındaki süre.
Yani beslenme aralığı nasıl hesaplanır diye düşünüyorsan, kural şu:
Bir emzirmenin başlangıcından bir sonraki emzirmenin başlangıcına kadar olan zamanı say.
Bitişten değil, memeyi değiştirdiğin andan hiç değil, sadece başlangıçtan başlangıca.
Diyelim ki bebeğin:
Burada emzirme aralığı 2,5 saat.
Yani 10.00 → 12.30 aralığını sayıyoruz, 10.40 → 12.30 arasını değil.
İlk emzirme 40 dakika sürmüş olsa bile, «Emzirme arası ne kadar?» sorusunun cevabı bu örnekte 2,5 saattir.
Türkiye’de aile hekimleri, çocuk hekimleri ve emzirme danışmanları da «emzirme sıklığı» sorulduğunda genelde bu başlangıçtan başlangıca sayma yöntemini kullanır.
İşin bu kısmı kafa karıştırıcı olabilir. Özellikle de bebek memede uyuklayıp sonra tekrar uyanıyor, memeyi arıyor ve sen kendini bütün gün emziriyor gibi hissediyorsan.
Burada işe yarayan bir bakış açısı var:
Genelde hâlâ aynı emzirme sayılır, eğer:
Bunların hepsi çoğunlukla tek bir emzirme oturumu kabul edilir. Yani biraz dur-kalklı ama yine de tek bir uzun emzirme gibi düşünebilirsin.
Genelde yeni bir emzirme sayılır, eğer:
Bu durumda genellikle yeni bir emzirme oturumu sayılır ve emzirme arası nasıl sayılır sorusunun cevabı için süreyi bu yeni başlangıç saatinden itibaren hesaplamaya başlarsın.
Bu süreler katı tıbbi kurallar değil, ama Türkiye’de de emzirme danışmanlarının pratikte anlattığı şeyle oldukça uyumlu.
Emin olamadığında bloklar halinde düşünmek işini kolaylaştırır: Kısa aralar hariç, birbirine bağlı ve görece devamlı giden her bir büyük blok genellikle tek bir emzirme oturumu sayılır.
Bu kadar yorgunken bunları takip etmeye uğraşmak gereksiz gibi gelebilir, ama emzirme aralıkları sadece merak olsun diye sorulmuyor. Hem senin hem de sağlık ekibinin durumu anlamasına yardım ediyor:
Ebe, hemşire, aile hekimi ya da çocuk doktoru sana genelde şunları sorar:
Eğer emzirme arası süreyi bitişten itibaren sayıyorsan, aralıklar olduğundan daha uzun görünebilir. Bu da:
Başlangıçtan başlangıca saydığında, yani besleme aralığı hesaplama işini bu mantıkla yaptığında, verdiğin cevaplar sağlık profesyonellerinin sorduğu «Bebeği ne sıklıkta beslemeli?» sorusuyla tam olarak örtüşür.
Yenidoğan bebekler, özellikle ilk haftalarda çoğunlukla 24 saatte en az 8-12 kez emzirilir. Türkiye’de anne sütüyle beslenme rehberlerinde ve Sağlık Bakanlığı’nın bilgilendirme materyallerinde de bu civarda rakamlar görebilirsin. Bu da kabaca şuna denk gelir:
Yani «Bebeği kaç saatte bir emzirmeli?» ya da «Beslenme aralıkları ne kadar olmalı?» diye düşündüğünde, kabaca şöyle özetlenebilir:
Burada asıl önemli olan tek tek saatler değil, genel tablo ve yanında şunlar:
Emzirme arası nasıl hesaplanır sorusuna doğru cevap verebilmek, «Sürekli emiyor» veya «Arada bir emiyor işte» demekten çok daha net bir tablo sunar.
Tam «Emzirme düzenini çözdüm galiba.» dediğin anda bebek bu kez küme emzirmeye başlar.
Küme emzirme, bebeğin:
Büyüme ataklarında çok sık görülür, bazen de tamamen normal emzirme düzeninin bir parçasıdır.
Bu durum, sütünün yetmediği ya da «sütün zayıf» olduğu anlamına gelmez. Genelde bebeğin yaptığı şey:
Panik olmamak için küme emzirmeyi kocaman bir emzirme bloğu gibi düşünmek iyi gelir. Bu, bebeğinin normal emzirme saatlerini bozduğun anlamına gelmez.
Teknik olarak bakarsak, evet, her memeye geliş ayrı bir emzirme oturumu ve başlangıçtan başlangıca sayma kuralı yine geçerli.
Yani bebek 18.00, 18.45, 19.30 ve 20.15’te emiyorsa, bunlar ayrı ayrı emzirme oturumları ve araları 30-45 dakika gibi kısa emzirme aralıklarıdır.
Ama biri «Bebeği ne sıklıkta beslemeli, seninki nasıl emiyor?» diye sorduğunda şöyle diyebilirsin:
Böylece hem emzirme arası süre nasıl hesaplanır sorusuna doğru cevap vermiş olursun hem de küme emzirmenin başlı başına normal bir dönemsel pattern olduğunu kabul etmiş olursun.
Ama eğer bebek günün neredeyse tamamında, her gün, sürekli küme emzirme halindeyse, kilo alımıyla ilgili endişen varsa, emzirirken canın çok yanıyorsa ya da süt yeterliliği konusunda kaygın büyükse, o zaman bir aile hekimine, çocuk doktoruna ya da emzirme danışmanına (IBCLC) başvurmak iyi bir fikirdir.
Tüm bunları uykusuz kafayla sadece hafızaya güvenerek tutmaya çalışmak pek gerçekçi değil. Çoğu aile eninde sonunda şu yollardan birini seçiyor:
Erby gibi uygulamalar özellikle yenidoğan döneminin emzirme ve uyku düzenini takip etmek için tasarlanmış durumda. Dağınık geçen günleri, uykusuz zihnin daha rahat okuyabileceği bir düzene sokabiliyor.
Peki böyle bir uygulama emzirme arası nasıl sayılır sorusunda sana nasıl yardım eder?
Tek dokunuşla başlat, bitir
Bebek memeye geldiğinde «Başlat»a dokunursun. Emzirme oturumu bittiğinde «Durdur»a basarsın.
Uygulama otomatik olarak şunları kaydeder:
Beslenme aralıkları otomatik hesaplanır
Uygulama tüm başlangıç saatlerini bildiği için kendisi hesaplar:
Böylece sabaha karşı 3’te kafadan hesap yapma derdinden kurtulursun.
Günler, haftalar içinde oluşan patterni görürsün
Zaman geçtikçe yavaş yavaş şunlar belirginleşir:
Bu, «Her akşam daha sık emiyor, sonra gece yarısından sonra biraz daha uzun uyuyor, demek ki düzeni böyle.» diye düşünmene yardımcı olabilir.
Doktor ve hemşire randevularını kolaylaştırır
Aile hekimi, çocuk doktoru ya da ebe sana «Bebeği ne sıklıkta beslemeli, seninki günde kaç kez emiyor?» diye sorduğunda uygulamayı açıp gösterebilirsin:
Böylece «Sanırım böyle, galiba şöyleydi…» yerine somut verilerle konuşmuş olursun, verilen tavsiyeler de sana daha iyi uyar.
Kısa ve net hatırlamak için:
Bu kayıtları ömür boyu tutmak zorunda değilsin. Sadece 1-2 haftalık düzenli takip bile, bebeğinin yenidoğan emzirme düzenini anlamana ve o meşhur soruya daha özgüvenle cevap vermene yardımcı olur:
«Peki, bebeğin ne sıklıkta emiyor?»